içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Akbelen: Bir Köyün Değil, Milas’ın Susuzlukla İmtihanı

Suçıkan’ın Çığlığı: Bir Kültürün ve Doğanın Yok Oluşu Eskiler bilir; Milas-Karacahisar hattında Suçıkan denilen bir vadi vardı. Adı üstünde, yeraltı sularının yeryüzüne fışkırdığı, bereketin simgesi bir bölgeydi burası. Hamzabey Deresi’ni şenlendiren, Gökçeler Kanyonu’ndan süzülüp Güllük Dalyanı’na kadar hayat taşıyan bu su; sadece doğayı değil, Milas’ın ekonomisini de besliyordu.

Akbelen: Bir Köyün Değil, Milas’ın Susuzlukla İmtihanı

Av. Ramazan AKKAYA / CHP Milas İlçe Yönetim Kurulu Üyesi

Bugün Akbelen’de yükselen ses, sadece İkizköy’ün zeytinliklerini veya birkaç yüz dönümlük orman arazisini koruma çabası değildir. Akbelen; Milas’ın kalbi, bereketi ve en önemlisi gelecekteki içme suyudur. Gazeteci Nevzat Çağlar Tüfekçi’nin bölge sakinleri ve uzmanlarla yaptığı görüşmeler, acı bir gerçeği yüzümüze çarpıyor: Akbelen düşerse, Milas susuz kalacak.

Suçıkan’ın Çığlığı: Bir Kültürün ve Doğanın Yok Oluşu

Eskiler bilir; Milas-Karacahisar hattında Suçıkan denilen bir vadi vardı. Adı üstünde, yeraltı sularının yeryüzüne fışkırdığı, bereketin simgesi bir bölgeydi burası. Hamzabey Deresi’ni şenlendiren, Gökçeler Kanyonu’ndan süzülüp Güllük Dalyanı’na kadar hayat taşıyan bu su; sadece doğayı değil, Milas’ın ekonomisini de besliyordu.

* Tarım ve Ekonomi: Çamovalı, Gökçeler, Ağaçlıhöyük ve Akyol ovasındaki tarlalar bu suyla yeşerirdi.

* Kayıp Kültür: Bu dere üzerinde tam 7 tane su değirmeni vardı. Köylünün buğdayı burada öğütülür, Milas’ın ekmeği bu suyun gücüyle sofraya gelirdi. Bugün o değirmenlerin taşları sustu, çünkü su kesildi.

Kömür Uğruna "Hapsedilen" Sular

Bölge halkının ve muhtarların tanıklıkları, maden faaliyetlerinin yarattığı tahribatın sadece yer üstünde değil, yerin yüzlerce metre altında da sürdüğünü kanıtlıyor. Karacahisar Muhtarı Şefik Musluk’un anlatımıyla; 2014 özelleştirmesinden sonra, kömür yataklarının üzerindeki suyu tahliye etmek için yüzlerce derin sondaj vuruldu.

Hayat veren o gür sular, kömür çıkarılabilsin diye 500 metre derinliğe, ulaşılamaz katmanlara hapsedildi. Uzmanların "Nap freatik" dediği, ormanların ve tarımın beslendiği en hayati su katmanı, maden şirketinin operasyonlarıyla bilinçli olarak çökertildi. Bu sadece bir ağaç kesimi değil, toprağın damarlarının kesilmesidir.

Milas ve Bodrum İçin Tehlike Çanları

Maden Mühendisi Ali İhsan Özkan ve bölgeyi bilen uzmanların uyarıları nettir: Akbelen ve Karacahisar havzası, temel kireçtaşları içindeki "karstik boşluklarla" dolu, devasa bir yer altı su deposudur.

* Bu havza, 70’li yıllarda Milas’ın 9 ova köyüne içme suyu veriyordu.

* Bugün ise DSİ’nin açtığı kuyularla Bodrum’a giden suyun ana kaynağıdır.

Eğer madencilik faaliyetleri Akbelen ve Karacahisar hattında bu hoyratlıkla devam ederse, sadece köylülerin kuyuları değil, DSİ’nin Bodrum’a su sağladığı ana kuyular da kuruyacaktır. Yani Akbelen’de kesilen her ağaç, Milas ve Bodrum merkezinde muslukların bir gün daha erken kuruması demektir.

Sonuç: Kömürsüz Olunur Ama Susuz Asla

Ahmet Özcan’ın dediği gibi; "Anlık para hırsı, kendi çocuklarının ve torunlarının geleceğini yok ediyor." Maden kanunlarının çevre ve insan lehine değişmediği, "çevre yamyamlığına" dur denilmediği her gün, Milas biraz daha çölleşiyor.

Akbelen direnişi; sadece İkizköylülerin direnişi değildir. Akbelen; Milas’ın zeytinidir, Çamovalı’nın sebzesidir, Akyol’un tarlasıdır ve hepimizin bardağındaki içme suyudur. Yarın çok geç olmadan, bu havzayı ve su kaynaklarını savunmak, Milas’ta yaşayan her bir vatandaşın namus borcudur.

Unutmayalım: Kömür biter, para biter; ama giden su bir daha geri gelmez.

Bu yazı, Nevzat Çağlar Tüfekçi’nin saha araştırmaları ve yerel tanıklıklarından derlenmiştir

Tarih: 08-04-2026

FACEBOOK YORUM
Yorum