beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan sefaköy escort beylikdüzü escort seks hikayesi sex hikayesi beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bahçeşehir escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort alanya escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort kıbrıs escort kıbrıs escort

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Doğayı Sevmek, Sadece Bir Ağaca Sarılış Selfiesi Çekmekle Olmaz!

Doğayı sevmek, sadece bir ağaca sarılış selfiesi çekmekle olmuyor. O ağacı yangınlardan koruyabilmek için de bir çaba sarf etmek gerekir. Bu çaba bugün için bu konsere giderek buna sahip çıkmak, bu konuya katkı sağlamak ile olabiliyor.

Doğayı Sevmek, Sadece Bir Ağaca Sarılış Selfiesi Çekmekle Olmaz!

İsmail Selim / Datça

Temmuz ayı ortalarından itibaren Datça'da, yer yer ulusal basında da yankılanan yoğun bir kampanya yürütülüyor; Datça/Mesudiye Mahallesi merkezli Toplum Dayanışma Ağı Derneği, Datça'nın yerel arama-kurtarma ekibinin gereksinimi olan araç ve ekipmanların temini için 18 Ağustos akşamı Amfi Tiyatro'da düzenlenen konser biletlerinin satışı ekseninde alışılmışın ötesinde bir “dayanışma” çalışması sürdürüyor. Bütün Datçalıları ve Datça'yı sevenleri, dayanışmaya katılmaya çağırıyor.

Dernek başkanı Atilla Şengün ile kısa bir sohbet gerçekleştirdik.

BİLHASSA ORMAN YANGINLARINA HAZIRLIKLI OLABİLMEK İSTİYORUZ

Atilla Bey, Datça'da çok ilginç ve dikkate değer bir kampanya yürütüyorsunuz. Yürüttüğünüz bu kampanya, Türkiye'de görmeye ve duymaya alıştığımız klasik kampanyalardan biraz farklı. Şöyle ki: Başkanı olduğunuz Toplum Dayanışma Ağı Derneği, devletin resmi bir kurumu değil, bir sivil toplum örgütü ama siz, dernek olarak Datça Kaymakamlığı'nın, Kültür ve Turizm İlçe Müdürlüğü başta olmak üzere bazı resmi kurumların, Datça Belediyesi'nin ve Muğla Büyükşehir Belediyesi'nin desteğini alarak bu kampanyayı yürütüyorsunuz. Dahası, bu kampanyada Datça Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı, Datça Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı, CHP (Yeni Parti) ve MHP İlçe Örgütleri Başkanları, Datça Belediye Meclisi CHP (Yeni Parti), MHP ve AK PARTİ Grup Sözcüleri, bu partilere mensup bazı belediye meclis üyeleri, bazı esnaflar ve Datça'da tanınan ve bilinen bazı Datçalılar bu kampanyanın sosyal medyada tanıtımında gönüllü yer alıyorlar. Siz, pek çok iş yerinin, toplumsal yapıların kapısını çalarak kampanyayı anlatıyorsunuz. Bu kampanya hakkında bilgi verebilir misiniz?

“Yürüttüğümüz bu kampanya, benim kişisel olarak 2021 Marmaris yangını ve 2022'de yaşadığım yer olan Mesudiye yangından sonra doğayı ve dolayısıyla kendimizi, geleceğimizi koruyabilmek için yangınlara, bilhassa orman yangınlarına hazırlıklı olabilmek için başlattığım bir kampanya. Biraz başa dönersek, ilk aşamada, 2021'de Marmaris yangını başladığında Mesudiye'de bir yangın eğitimi organize ettik. Köyümüzde yangın söndürme malzemelerinin olduğu bir depo oluşturduk. Bunların hepsini, Mesudiye'de yaşayan dostlarımızın yardımıyla yaptık. 2022'de, bu malzeme depomuzun olmasına rağmen, bir adet ilk müdahale aracımız olmadığı için 'radar' (Askeri bölge) tarafında başlayan yangın çok hızlı bir şekilde genişledi. İlk müdahale aracımız olsaydı, bu yangın belki bu kadar büyük hasar vermezdi. Sonuçta, 700 dönüm yer yandı. O zaman, bir ilk müdahale aracının gereksinimini düşünerek tekrar bir çalışma başlatmak istedik. Ancak, o aşamada Kahramanmaraş merkezli deprem devreye girdi. Hatay bölgesinde çalışmalar yaptık. 2025 yılında, doğayı doğal afetlerden koruyabilmek ve doğal afetlere hazırlıklı olabilmek için bir dernek kurdum. Bu derneğin de ilk görevi, daha doğrusu kendisine yarattığı proje, yerel arama kurtarma ekibimiz olan MAG AME ile Datça ilçe sınırları içerisinde görev yapabilecek bir adet 4x4 pikap almak ve Datça Yarımadasının dört farklı yerini her türlü afetlerde kullanılabilecek alet ve edevatları bulunduran makine parkını oluşturmaktı.”

SOSYAL PROJELERDE ÇALIŞMAK BENİ MUTLU EDİYOR

Toplum Dayanışma Ağı Derneği, Mesudiye Mahallesi merkezli bir dernek. Siz, başkanısınız. Kampanya ile ilgili olarak sosyal medyada yapılan paylaşımlarının büyük çoğunluğunda siz varsınız ve dolayısıyla 'Bu Atilla Şengün kimdir?' diye soruluyor ve sizin kim olduğunuz, neden böyle bir kampanya yürüttüğünüz merak ediliyor. Bu söyleşiyi okuyacak olan hemşerilerimizin de sizinle ilgili benzer soruları olabileceğini öngörerek kendinizle ilgili neler söyleyebilirsiniz?

“1952 Erzurum doğumluyum. Orta ve lise öğrenimimi Malatya'da yaptım. Haydarpaşa Lisesi'nden mezun oldum. Daha sonra, Münih'te otomotiv mühendisliği okudum. Akabinde, 1982 yılında Türkiye'ye döndükten sonra 25 sene Türkiye'deki otomotiv sektöründe yönetici olarak görev yaptım. 2007 yılında emekli olduktan sonra, Mesudiye'ye yerleştim. Kurduğumuz dernekle ilgili olarak söylemek istediğim bir şey var: Derneğin kurucuları, iş hayatımda benimle beraber birçok sosyal projede beraber çalışan kişilerden oluşuyor. Derneğimizin merkezinin bir kirası yok. Personel gideri yok. Elektrik, su gideri yok. Sıfır masrafla bu derneği döndürüyoruz, şu ana kadar. Şu konuyu da belirtmeden geçemeyeceğim: 1982 yılından 1996 yılına kadar çalıştığım şirketlerde yürüttüğüm başarılı çalışmalar vardır. Bu çalışmalarda, kendimde bir eksiklik hissediyordum. Bu eksikliğin ne olduğunu, 1997 yılında Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nin Başkanı olan rahmetli Profesör Türkan Saylan ile karşılaştıktan sonra anladım ki ben başarılı bir yöneticiyim ama sosyal projelerde, sosyal çalışmalarda hiçbir katkım yoktu. O tarihten itibaren de Türkan Hoca'yla birçok projeye, onun gösterdiği projeleri destek vermeye başladım ve bu bende çok büyük mutluluk hissi yarattı. Ondan aldığım bayrağı devam ettirmeye çalışıyorum. Benim idolüm, Profesör Türkan Saylan'dır.”

SATILAN BİLETLERİN BÜTÜN PARASI BU PROJEYE AKTARILACAK

Yürüttüğünüz bu kampanyanın ana konusu olan “hızlı müdahale aracının” alımı ile ilgili olarak 18 Ağustos akşamı Amfi Tiyatro'da bir konser düzenliyorsunuz. Bu konserle ilgili bilgi verebilir misiniz?

“Bu projeyi yapmak üzere yerel arama kurtarma grubumuz MAG AME ile bir protokol imzalamış ve onlara bir adet 4x4 aracı almayı ve 4 farklı yerde bu malzemeleri temin etmeyi taahhüt etmiştik. Onun için ben dernek çatısı altında kendi arkadaş çevremde ve Mesudiye'deki WhatsApp gruplarında, Mesudiye'de yaşayan insanlara bu projeyi anlattım. Sonuçta, 2-3 ay içerisinde hem benim İstanbul'daki, Türkiye'deki arkadaş çevremden hem de Mesudiye'deki dostlarımdan gelen rakamlarla 300.000.00 TL.'na ulaşabildik. Aşağı yukarı 6.000.000.00 TL. bütçesi olan bu projenin, tamamlandığında 6.000.000.00 TL. harcama yapacağımız bu bütçenin 300.000.00 TL. ile gidemeyeceğini görünce bir konser yapmaya karar verdik. Bu konseri yapmak üzere de 'Kiminle yapacağız?' diye düşündüğümüzde yine Mesudiye'de yaşayan, bir ayağı da Bodrum'da olan, Bodrum'un tanınmış sanatçılarından Ender Kasal ve kızı Didem Kasal ile irtibata geçtim; 'seve, seve hiç ücret almadan' bu konseri yapacaklarını bildirdiler. Onların arkasında sahne alacak olan orkestradaki elemanlar da herhangi bir ücret talep etmediler. Şimdi elimizde bir nal vardı, iş 3 nallı bir ata kalmıştı. Böyle bir konseri yapabilmek için, büyük bir yere ihtiyacımız vardı. Eksik olmasın, belediye başkanımız Aytaç Kurt Amfi Tiyatro'yu ücretsiz tahsis etti. Arkasından, yine belediye başkanımızın devreye girmesiyle Muğla Büyükşehir Belediyesi'nden ışık ve ses düzenini ücretsiz olarak sağladık. Bu kampanya, birlikte çalıştığım Mehmet Erdal'ın önerisi ile bir 'yardım' kampanyasından bir 'dayanışma' kampanyasına dönüştü. Sonuçta, 18 Ağustos akşamı geldiğinde, ne kadar bilet satıldıysa elde edilen gelirin hepsi bu projeye gidecek. Bu konser, bir kuruş masraf yapılmadan gerçekleşecek.”

“AHBAP” OLAYI NEDENİYLE, YARDIM KURULUŞLARINA YÖNELİK BİR ÖNYARGI OLUŞTU

Bu kampanyaya başladığınız dönem, ülkemiz kamuoyunda da çokça konuşulan bir Haluk Levent ve AHBAP olayı var. Devlet, deprem döneminde ya da başka nedenlerle de toplumun büyük ölçüde yardımlarda bulunduğu bu kuruluşa bir operasyon başlattı. Bu olayın sahada etkileri var mı?

“Her şeyden önce, Türkiye'deki insanların hepsinin güvenini kazanmış bir kişidir, Haluk Levent ve bu konser fikri ortaya çıktığında sahneye çıkartmak istediğim kişiydi. Ancak sonradan hakkında bir soruşturma başlatıldı. Bu kişi hakkında hukuki süreçler sonuçlanmadan benim herhangi bir şekilde onun bir şey yaptığını söylemem doğru olmaz. O konuya kesinlikle girmek istemiyorum. Ama ister istemez Türkiye'deki yardım kuruluşlarına karşı, bütün yardım kuruluşlarına karşı bir önyargı oluşturuldu. Bunu gözlemliyoruz.”

İLK SOSYAL PROJE YÜRÜTMEMİZDEN KAYNAKLI EKSİKLİKLERİMİZ VAR

Bu kampanyanın yürütülmesinde birtakım yasal zorunluluklar var. Örneğin, dernek üyelerinden sınırlı sayıda kişi (2) konser bileti satışı yapabiliyor. Bu konuda ne diyebilirsin?

“Bu konuda söyleyebileceğim şunlardır: Derneğimiz yeni. Dernek olarak da kişisel olarak da ben ömrümde ilk defa bir konser düzenliyorum. Bu konseri düzenlerken yasal prosedürlere uymak tabii ki görevimiz. Bu kampanya ile ilgili olarak kaymakamlıktan ve dernekler masasından bize her zaman pozitif destek gelmiştir. Yaptığımız hatalar olmuştur. Onları düzeltmemiz için bize fırsat vermişlerdir. Daha fazla yerde satış yapamamamızın sebebi, bizim bu prosedürleri tam olarak bilmememizden kaynaklanıyor. Herhangi bir kimseyi kesinlikle suçlayamayız.”

DOĞAYI SEVMEK, SADECE BİR AĞACA SARILIŞ SELFİE ÇEKMEKLE OLMUYOR

Son soru: Bu kampanya büyük ölçüde Datça'da yaşayan, Datça'nın yangınlar ve diğer doğal afetler konusunda neler yaşadığını ve neler yapılması gerektiğini deneyimleriyle bilen Datçalılara ve Datça'yı sevenlere hitap ediyor. Bu vatandaşlara bir çağrınız var mı?

“Çağrımız şu: Bu projeyi, Datça'da başlattık. Ancak, sadece Datça'da orman yok. Türkiye'nin birçok yerinde de ormanlarımız var. Bizim amacımız, doğal afetleri önleyebilmek. Öncelikle de orman yangınlarını önleyebilmek. Başladığımız proje, burada başladı. Başka bölgelerde de benzeri afetler, orman yangınları olabilir. 'Orman yangınlarını her zaman söndürürüz, yaptığımız çalışmalarla' diye bir iddiamız yok. En azından kontrol altına alabiliriz. Büyümesini önleyebiliriz. Bu konuda ön çalışmalar yapılabilir. Türkiye'nin her tarafında yapılabilir. Biz buna bir örnek teşkil etmek üzere yola çıktık. Bu orman yangınlarını veya afetleri önleyebilmek için uzun zamanımız var. Ancak afet kapımızı çaldığında, bir olay olduğunda 'Keşke şunu da yapsaydık. Şu aletimiz de olsaydı. Bu aracımız da olsaydı.' dememek için zamanında bu konuya gönül vermiş insanlara dokunarak şeffaf projeler, daha doğrusu projeler üretmek ve bu projeleri de şeffaf bir şekilde yürütmek gerekiyor.

Doğayı sevmek, sadece bir ağaca sarılış selfiesi çekmekle olmuyor. O ağacı yangınlardan koruyabilmek için de bir çaba sarf etmek gerekir. Bu çaba bugün için bu konsere giderek buna sahip çıkmak, bu konuya katkı sağlamak ile olabiliyor. Benim üzülerek izlediğim, afetlerde veya yangınlarda, orman yangınlarında sosyal medyada ağlayan emojiler paylaşan veya gözyaşları döken kişiler iş somut bir projeye, desteğe geldiğinde kendilerini iki adım, bazıları kendilerini birkaç adım geri çekebiliyorlar. Nedenini çözebilmiş değilim.”

 


 

 

Tarih: 11-08-2026

FACEBOOK YORUM
Yorum