içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

İBB Davası’nda 10. gün: ‘Rüşvet olarak aldığımız daireleri iade etmişiz, olağan akışa aykırı’

İBB Davası’nın 10. gününde, savunmasını yapan tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, rüşvet olarak daire aldığının iddia edildiğini söyledi ve ekledi: “Aldığımız dairelerin bir kısmını iade etmişiz. Hayatın olağan akışına aykırı”

İBB Davası’nda 10. gün: ‘Rüşvet olarak aldığımız daireleri iade etmişiz, olağan akışa aykırı’

İBB Davası’nın 10. gününde Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık savunma yaptı. Çalık savunmasında, kendisini suçlayan Uğur Güngör'ün beyanlarının iftira niteliğinde olduğunu belirterek, "Tüm beyanları, tanık konumundan sanık konumuna sokmuştur" dedi.

CHP'nin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu İBB davasının ilk duruşmasında 10. gün Silivri'de bulunan Marmara Cezaevi Kampüsündeki adliye salonunda tamamlandı. Duruşmanın 10. gününde Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan'ın avukatları ve Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık savunma yaptı.

Tutuklu Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu duruşma başlamadan önce İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökçe'nin doğum gününü kutladı.

TEK BAŞINA SORGULANIRKEN TUTANAKTA 3 KİŞİ

Ekrem İmamoğlu’nun avukatlarından Fikret İlkiz duruşmada savunmalara geçmeden söz alarak, Resul Emrah Şahan’ın Sulh Ceza Hakimliği’nde sorgulanırken tek başına olduğunu ancak; Ekrem İmamoğlu, Mahir Polat ve Mehmet Ali Çalışkan ile aynı anda hakimlikte bulunmuşlar gibi tutanak yazılmasına dikkat çekti.

BEYANLARLA TUTUKLANDI

İlkiz'in konuşmasından sonra Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan'ın avukatlarından Doğa Şanlıoğlu savunma yapmaya başladı.

Şanlıoğlu, Kent Uzlaşısı dosyasında Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in tahliyesiyle birlikte Şahan için yeni bir suç yaratıldığına vurgu yaptı ve "11 Eylül'de ifadesi alındı. 12  Eylül’de yalnızca beyanlarla tutuklandı" dedi.

İddianamede yer alan, Şahan hakkındaki MASAK raporuna da değinen Şanlıoğlu, "zenginleşme' bulgusu içermediğini söyledi.

Şanlıoğlu savunmasının devamında, iddianamede Şahan'ın irtikaptan suçlanmasına neden olan taahhütün 2020 yılında verildiğini, Şahan'ın ise 2024'te başkan olduğunu belirtti.

CHP GRUBU KARŞI OY VERDİ

Torunlar İnşaat'ın tadilat ruhsatı için iki kez yaptığı başvurunun reddedilmesi iddiasına da değinen Şanlıoğlu, "Reddedilen bir şey yok. Eksiklerin tamamlanması istenmiş" dedi. Şanlıoğlu, Şahan'ın suçlandığı eylemlerden birinde CHP Grubu'nun talebe karşı oy vermesine rağmen şimdi rüşvetle yargılandıklarını belirtti.

Resul Emrah Şahan'ın avukatı Doğa Şanlıoğlu, müşteki olarak ifade veren isimlerin daha sonra tanık olduğunu, bu sebeple ifadelerinin delil sayılamayacağını belirtti.

‘KANUNLA KURULAN BELEDİYELERİN SUÇ ÖRGÜTÜ OLARAK NİTELENDİRİLMESİ DOĞRU DEĞİL’

Şahan'ın avukatı Doğa Şanlıoğlu'ndan sonra Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık savunma yaptı.

"Kanunla kurulmuş, denetime açık bir kamu kurumu olan belediyelerimizin suç örgütü olarak nitelendirilmesini doğru bulmuyorum" diye söze başlayan Çalık, 2014 yılında Ekrem İmamoğlu Beylikdüzü Belediye Başkanı olunca danışmanı olarak göreve başladığını, o dönem kamu görevlisi olmadığını ancak yalnızca bir kamu görevlisinin suçlanabileceği rüşvet iddiasının kendisine yöneltildiğini belirtti.

FAHRETTİN KOCA İLE TOPLANTISINI ANLATTI

Pandemi döneminde Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'yla bir toplantı yaptıklarını söyleyen Çalık, "Sayın Bakanımız belediyelere dönerek araç ihtiyacı olduğunu söyledi. Sonra da, 'Ben size nasıl yapacağınızı anlatmayayım. Bölgenizde müteahhitler vardır, iş insanları vardır. Gidin durumu anlatın.' dedi. Biz de anlattık, istenen araçları ilçe sağlık müdürlüğüne teslim ettik." dedi.

'BEYANLAR SÜREKLİ DEĞİŞMİŞ'

Kendisini suçlayan Uğur Güngör'ün çelişkili ifadeler verdiğini belirten Çalık, "Birinde 15 milyon dolar diyor, öbüründe daire diyor, sürekli beyanlarını değiştirmiş" ifadelerini kullandı. Çalık, Güngör'ün sabıka kaydına değinerek, "Benim adli sicil kaydımı sorgulayın. Hiçbir şey bulamazsınız. Ancak Uğur Güngör'ün sabıka kaydında 200'den aşağı kaydı varsa bütün suçlamaları kabul edeceğim" dedi.

'HAYATIN OLAĞAN AKIŞIYLA ÖRTÜŞMÜYOR'

İddianamede rüşvet olarak aldıkları ileri sürülen 13 dairenin 4'ünün inşaat firmasına geri verildiğinin yer almasına değinen Çalık, "Bu hayatın olağan akışıyla örtüşmüyor" diye konuştu.

Zafer Gül’ün verdiği beyanlar arasında ciddi çelişkiler olduğunu anlatan Çalık, Gül ve Güngör'ün anlaşmazlık yaşadığını ve cezai sorumluluktan kurtulmaya çalıştıklarını söyledi.

'TANIK KONUMUNDAN SANIK KONUMUNA GELMİŞTİR'

Uğur Güngör'ün iddiaları hakkındaki sözlerine devam eden Çalık, "Meseleyi asla şahsileştirmek istemem ama bugüne kadar ortaya koymuş olduğu iftira niteliğindeki tüm beyanları, onu yukarıda dediğim gibi tanık konumundan sanık konumuna sokmuştur. Bana göre iddianamenin tek doğru tarafı budur"

'İDDİALAR BİRBİRİNİ ÇÜRÜTÜYOR'

Metin Gül'ün iskan karşılığında daire verdiği iddialarına yanıt veren Çalık, "Metin Gül’ü Adem Soytekin ve Fatih Keleş’e yönlendirdim iddiası var. Tanık ifadesinde bile yok bu iddia. Soytekin ve Gül çok iyi tanışıyorlar. Böyle bir tanıştırma mümkün değildir. Gül, 'daire ve parayı iskan için verdiğini' söylerken, Soytekin 'tamamen ticari ilişki olduğunu' söylemektedir. Bu iki iddia birbirini çürütmektedir. Gül’ün hakkımdaki tek iddiası 'iskan konusunda yardımcı olmadı.' Başka da bir iddiası yoktur" dedi.

Metin Gül'ün Kubist projesine ilişkin işlemlerin valilik teftiş kurulu tarafından kapsamlı bir şekilde incelendiğini ve ön inceleme raporu düzenlendiğini belirten Çalık, "Bu inceleme sonucunda ilgili kanun kapsamında ilgili belediye görevlileri hakkında soruşturma izni verilmemiştir. 2015 yılında denetlenmiş ve hukuka aykırı olmadığı ortaya konulmuştur" dedi.

'TAMAMEN YANILTICI BEYAN OLDUĞU GÖRÜLECEK'

Çalık Adem Soytekin'e devredilen dairelerin Hasan İmamoğlu'na geçtiği iddiasına da "Adem Soytekin’e geçmiş olan dairenin tapu kayıtlarına bakarsınız; böyle bir geçiş var mıdır? Yoktur. Tapu kayıt sistemi incelendiğinde bu durumun tamamen yanıltıcı beyan olduğu çok net bir şekilde görülecektir" yanıtını verdi.

Çalık, şunları söyledi:

Dosyada, Hasan İmamoğlu’nun ticari münasebet çerçevesinde taşınmazları satın aldığı çok açık ve seçik olarak ortadadır. Ayrıca birçok ifade diyor ki: ‘Adem Soytekin’e devrettiğimiz dairelerin Hasan İmamoğlu’na geçtiğini duyduk.’ Yani Adem Soytekin’e geçmiş olan dairenin tapu kayıtlarına bakarsınız; böyle bir geçiş var mıdır? Yoktur. Tapu kayıt sistemi incelendiğinde bu durumun tamamen yanıltıcı beyan olduğu çok net bir şekilde görülecektir.

'BANA NE SAVCILIKTA NE KOLLUKTA SORULMADI'

Çalık, “İddianamede ‘şüpheliler Mehmet Murat Çalık ve Fatih Keleş suçlamaları kabul etmedi' denilmektedir. Bana herhangi bir şey sorulmadı ne kollukta ne savcılıkta ne de daha sonra. Fatih Bey'e soruldu mu bilmiyorum.” dedi.

'RÜŞVET SOMUT OLARAK ORTAYA KONULAMADI' 

Rüşvet isnadının somut ve kesin bir delile dayanmadığına vurgu yapan Çalık, “Aynı para hareketi bir yerde rüşvet bir yerde ücret olarak değerlendirilmiştir. Rüşvet suçunun maddi ve manevi unsuru somut olarak ortaya konulmamıştır.” ifadelerini de kullandı

'KANSER RİSKİ TANSİYONDAN ÖĞRENİLEBİLİR Mİ?'

Sağlık durumuna da değinen Çalık, 20 günde 25 kilo verdiğini, kanserin nüksetme ihtimali olduğunu belirtti ve önceki değerlerinin düşük olmasına rağmen İzmir Şehir Hastanesi'nden Adli Tıp'a giden rapora doktorların son 3 gündeki verileri yazdığını ve Adli Tıp'ın da bu  doğrultuda rapor verdiğini belirtti.

Anayasa Mahkemesi'nin hakkında Buca Cezaevi yönetimine gönderdiği yazıya da değinen Çalık şunları söyledi:

"Üzüldüğüm şey şu: 2. maddeyi yazma. Bak, 2. maddeyi yazma, tek bir madde yaz. Ya ‘Bu tutukluluk tedbiri orantısız değildir, kalabilir cezaevinde, tedbirin kaldırılması yönünde bir şey’ yazma, ben razıyım. Ama 2. madde ne biliyor musunuz sayın başkanım? Diyor ki Anayasa Mahkemesi: ‘Ya bu hastanın her ne kadar tutukluluk tedbiriyle ilgili tedbir kaldırmasak bile geçirmiş olduğu rahatsızlıklar çok ciddi ve raporlar da var. Aman ha, maddi manevi bütünlüğünü koruyan, koruyacak tedbirler alın. Bana da gönderin."

Anayasa Mahkemesi'nin kararından sonra cezaevindeki sağlıkçıların gelip tansiyon ölçerek kanser nüksü kontrolünde bulunduğunu söyleyen Çalık, "Hayırdır ne tansiyonu? Dediler ki: ‘Anayasa Mahkemesinin tedbiri.’ Ya arkadaşlar dedim gözünüzü seveyim; ya yeni bir buluşunuz mu var? Yani kanser riskini tansiyondan öğrenebilir miyiz ya?" dedi.

ŞİİR OKUDU, TAHLİYESİNİ İSTEDİ

Çalık tahliyesini talep etti ve savunmasını kendi yazdığı dizelerle noktaladı:

Hak etmediklerini yaşatsalar da,

Önüne zorluklar koysalar da,

Çaresizlik değildi yaşadıklarım.

Bileklerine kelepçeler taksalar da,

Gecenin içinde saklasalar da,

Duygularını serbest bıraksalar da,

Yalnızlık değildi yaşadıklarım.

Demir kapıları kapatsalar da,

Günleri sana saydırsalar da,

İçinde yangınlar çıkartsalar da,

Umutsuzluk değildi yaşadıklarım.

REDDİ HAKİM TALEBİ REDDEDİLDİ

İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi, İBB davasında sanık avukatlarının reddi hakim taleplerini reddetti.

 

Tarih: 25-03-2026

FACEBOOK YORUM
Yorum