KUZEY EGE GEZİ NOTLARI (2)
Dün akşam ve bu sabah Atatürk Caddesi'ni dolaşırken, zemin üstü 4 katlı sıra sıra inşaatların yükseldiği bir yerde, kaldırımda taştan yapılmış eski bir yapı gördük. Fotoğrafını çektik. İnternette sorguladık. Çok ilginç: Yıkılmayıp bırakılan, tescillenip koruma altına alınan yapı, “Eski Gömeç Baca Kalıntısı/Endüstriyel Miras Yapısı”
MEHMET ERDAL
Hava, çok sıcak. Bu nedenle, dün akşam (cuma) ve bu sabah (cumartesi) sıcaklık bastırmadan Gömeç içinde “Gömeç'in merkezini tanıma” yürüyüşü yaptık; aynı zamanda, Sevda yarınki bisiklet turuna katılacağından, turun başlayacağı Sabri Nizamoğlu Parkı'nın yerini öğrenmek istedik.
“PARASIZLIKTAN EDREMİT'E GİDEMİYORUZ!”
Bulunduğumuz yer, Kemalpaşa Mahallesi. Mahallede, çok sayıda inşaat devam ediyor. Yollar, sorunlu. Dün akşama doğru, Atatürk Caddesi'ni dolaşmak için evden çıktıktan sonra eve çok yakın bir yerde kumda oynayan 3 çocuk gördük. Çocuklara “Buralarda çocuk parkı yok mu?” diye sordum. O ara karşıdan gelen oldukça zayıf ve “yaşlıca” görünümlü bir kadın, “Buralarda yok.” dedi. Nereden geldiğimizi sordu. “Datça” dedik. “Orası neresi?” dedi. Tarif ettik. “Biz parasızlıktan buradan Edremit'e gidemiyoruz. Siz taa nereden geliyorsunuz.” dedi. Bir şey diyemedik.
Atatürk Caddesi'ni, evde günlük yaşamda gereksinim duyduğumuz bazı gereçleri almak için İnternet üzerinden öğrendiğimiz bir işyerine dün öğle sonu aracımızla gittiğimizde kısmen görmüştük.
Atatürk Caddesi, “Gömeç'in en işlek ve alış-veriş yapılacak işyerlerinin büyük ölçüde bulunduğu cadde” olarak tanımlanabilir; İzmir-Çanakkale karayoluna paralel uzanıyor. İzmir istikametinden gelirken ilk ışıklarda sağa sapınca doğrudan Atatürk Caddesi'ne giriliyor. Yarınki bisiklet turu, bu noktada, caddeye girişe yakın bir yerde bulunan Sabri Nizamoğlu Parkı'ndan başlayacak.
Gömeç Belediye Binası, Emniyet Binası, Hükümet Konağı, Tarım Kredi Kooperatifi ve satış binaları, pek çok park Atatürk caddesi üzerinde.
Biz, bulunduğumuz yer nedeniyle, dün akşam ve bu sabah Altı Eylül Caddesi'ne bağlandığı noktadan tersine doğru yürüyerek Atatürk Caddesi'ni dolaştık.
NE SAHİL KENTİ, NE ANADOLU KASABASI
Gömeç'in sahil kısmı ve haliyle sahildeki yerleşim yerleri, Gömeç'ten oldukça uzaktalar. Bu nedenle olabilir, Gömeç'in içerisinde bir sahil kenti havası yok.
Bulunduğumuz evden çıktığımız andan itibaren cadde boyunca da gördüğümüz inşaatlar, boş ve terk edilmiş eski yapılar, “Filanın proje alanıdır” levhaları, boş arsalar, boş arsalardaki atıklar, iş yerleri, işyerlerinin adları, iş yerleri önünde oturan esnaflar, yeşil alanlar, çok sayıdaki kahveler... kimliğini bulamamış ve halihazırda “dönüşümünü” yaşayan bir Anadolu kenti izlenimi veriyor.
Devam eden inşaatlar, boş ve terk edilmiş, haliyle yıkılıp yerlerine yenisi yapılacak yapılar, “Filanın proje alanıdır” levhaları, Atatürk Caddesi boyunca gördüğümüz sayısız inşaat firmalarının büroları dikkat çekiciydi. Gömeç'in “şantiye” alanı görünümünün bir nedeni, bir sahil kenti olması nedeniyle yazları Gömeç'e gelmek ve tatilini Gömeç'te geçirmek isteyenlerin konut talepleri olabilir. Bir süredir Gömeç'te oturan bir dostumuz, Gömeç'in Ayvalık'a yakın ve burada kiraların görece düşük olması nedeniyle Ayvalık'a tayini çıkan memurların Gömeç'ten ev kiraladıklarını anlattı; bunca inşaatın başka bir nedeni de bu olabilir.
İnternetteki bilgilere göre, Gömeç'in nüfusu 1990 (11.000)-2025 (19.020) yılları arasında sıçramalı bir artış göstermemiş. Bunun nedenleri, 1) İş ve başka nedenlerle Gömeç'e kalıcı göç olmuyor, 2) Datça'da olduğu gibi 7/24 365 gün Gömeç'te yaşasalar da büyük kentlerden gelenler nüfuslarını Gömeç'e aldırmıyor olabilir.
Datça'dan da tanıdığımız bir kadın arkadaş, Gömeç Belediye Başkanı Melih Bağcı'nın Gömeç'te yaşayan ama nüfus kayıtlarını Gömeç'e aldırmayanlara “Ne olursunuz, nüfusunuzu Gömeç'e aldırın da Ankara'dan daha çok pay alalım.” diye adeta yalvardığını söyledi. Bunları duyunca, aklıma önceki dönem Datça Belediye Başkanı Gürsel Uçar ve şimdiki belediye başkanı Aytaç Kurt geldiler; muhtemelen bütün kıyı kentleri aynı sorunları yaşıyorlar. Bir başka açıdan, bütün kıyı kentlerinde yaşayan vatandaşların bir kısmı hem nüfus kayıtlarını yaşadıkları yerlere aldırmıyor hem de o belediyelerden her konuda tam ve eksiksiz hizmet bekliyorlar.
“GÖMEÇ”, BAL PETEĞİ ANLAMINA GELİYOR
İnternette yer alan bilgilere göre, ”Gömeç” çok eski bir yerleşim yeri, köymüş. “1660-1700 yıllarında kurulan Gömeç civarında 4-5 köyün birleşmesiyle büyümüş ve 150 yıl kadar önce yapılan Balıkesir-Ayvalık karayolunun ilçe içinden geçirilmiş olması ilçeye ekonomik üstünlük sağlamış.” (Bkz: Gömeç Belediyesi, https://gomec.bel.tr)
“Gömeç, 6 Eylül 1922 tarihinde düşman işgalinden kurtuluşundan 1956 yılına kadar bucak müdürlüğü ve muhtarlıkla yönetilmiş. 1956 yılı Mart ayında belediye teşkilatı kurularak hizmete imkanları ölçüsünde devam etmiş. 9 Mayıs 1990 tarihinde Gömeç ilçe statüsüne kavuşmuş.” (Bknz: a.g.y.)
“Arıcılık yapıldığı için bal peteği anlamına gelen Gömeç ismi verilen merkezden oluşan Armutova nahiyesi ilk olarak 1913 yılında belediye teşkilatına kavuşmuş ancak 1928 yılında teşkilat kaldırılmış. Daha sonra Gömeç Merkez ile Yayaköy'ün 16.12.1955 tarihli müşterek kararname ile birleşmesi neticesinde kurulmuş ve 01.03.1956 tarihinde faaliyete geçmiş.” (Bknz: a.g.y.)
Gömeç'te ilk 1987 yılında 20 blok halinde 160 toplu konut yapılır. 1988 yılında kıyıda yapılaşmanın önü açılır. 1990 yılında Gömeç ilçe statüsüne kavuşur.
Dün akşam ve bu sabah Atatürk Caddesi'ni dolaşırken, zemin üstü 4 katlı sıra sıra inşaatların yükseldiği bir yerde, kaldırımda taştan yapılmış eski bir yapı gördük. Fotoğrafını çektik. İnternette sorguladık. Çok ilginç: Yıkılmayıp bırakılan, tescillenip koruma altına alınan yapı, “Eski Gömeç Baca Kalıntısı/Endüstriyel Miras Yapısı” (Eski bir imalathane/fırın bacası veya su yapısı ayağı/ kulesi kalıntısı)”, daha açık bir ifadeyle “Bölgenin zengin zeytincilik tarihine ait eski bir zeytinyağı fabrikasının (yağhane) buhar bacası” idi.
İnternette yer alan bilgilere göre, Gömeç'te çok az tarihi eser vardı ve bu kalıntı, bana göre eski Gömeç'ten ilçenin “zeytin ve zeytinyağı memleketi” olma kimliğini geçmişten bugüne taşıyan, Gömeç'in nereden nereye geldiğini anlatan ve aynı zamanda tarım alanlarının koruyamayıp beton binalar dikerek yok ettiğimize dair bir simge idi.
(Devam edecek)
Tarih: 05-09-2026