beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan sefaköy escort beylikdüzü escort seks hikayesi sex hikayesi beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bahçeşehir escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort alanya escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort kıbrıs escort kıbrıs escort

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

KUZEY EGE GEZİ NOTLARI-GÖMEÇ (1)

Dalış Köyü'ndeki sosyal tesislerin bulunduğu alanın her yeri, esiyor. Deniz, Dalış Köyü kuzeye baktığından olabilir, Datça'ya göre dalgalı. Görünürde, sahile çok yaklaşmış herhangi bir tekne yoktu. Bu nedenle, lodoslu havalarda Datça'da tatilcileri denize girmekten vazgeçiren sintine sularının burada görülmüyor olabileceğini söyleyebiliriz.

KUZEY EGE GEZİ NOTLARI-GÖMEÇ (1)

MEHMET ERDAL

Toplumsal Dayanışma Ağı Derneği olarak yürüttüğümüz “Datça'yı Seviyorum, Doğayı Koruyorum/Dayanışma Konseri” kampanyası sürecinde, “Çok yoruldum. Konserin ertesi günü bir süreliğine Datça dışına çıkalım.” demeye başlamıştım. Sevda, “Gömeç'e gidelim.” dedi. Gömeç'te Gömeç Belediyesi'nin Gömeç'in kurtuluş tarihine denk getirerek “Kurtuluşun izinde, geleceğe birlikte pedal çevirelim” alt başlığı altında ilk kez 4-5-6 Eylül günleri düzenlediği Gömeç Bisiklet Festivali var. Festivale katılmak için İnternet üzerinden kayıt yaptırmaya çalışmış ama kayıtlar çok çabuk dolduğu için formu geri döndü. Bu nedenle, festivale katılma şansını kullanmak için değil, Gömeç ve çevresini gezmek için Gömeç'e gidecektik. “Olur.” dedim.

“Dayanışma” konserimizi yaptık. Yola çıkma hazırlığı yaparken, mahallemizin alt yapı çalışmalarının sürdüğü mevkiinde Çomarlık Mahalle Gönüllüleri, MUSKİ ve Datça Belediyesi olarak 2. kez mahalle bilgilendirme toplantısı yapma gereksinimi ortaya çıktı. Yola çıkışı erteledik.

25.08.2026 günü mahalle toplantısını yaptık. Ertesi gün, Akhisar'a doğru yola çıktık.

AKHİSAR-GÖMEÇ

Akhisar'da bir süre kaldıktan sonra 1 Eylül günü Gömeç'e hareket ettik.

Kırkağaç-Soma-Kınık-Bergama ve ardından Kozak Yaylası'ndan geçen yoldan Gömeç'e gittik.

Geçen yıl Trakya gezisi dönüşü merak ettiğimiz ve “dönüşümüz farklı bir yoldan olsun” diye düşündüğümüz için, Altınoluk'tan yola çıktıktan sonra Gömeç-Ayvalık arasında bir yerden Kozak Yaylası'ndan geçen yola yönelmiş, Akhisar'a şimdi Gömeç'e giderken izlediğimiz yolu tersinden izleyerek dönmüştük.

Kozak Yaylası'ndan geçen yol, Bergama'dan itibaren sağlı sollu yemyeşil. Yolun Ayvalık-Gömeç'e yakın olan bölümü, zeytin ağacı ağırlıklı. İzmir-Çanakkale yoluna çıkıldıktan sonra ise Gömeç'e kadar yolun sağı solu göz alabildiğine zeytin ağacı; tam anlamıyla “orman” görüntüsü hakim.

Gömeç'in içini ve çevresini ilk kez göreceğiz.

Navigasyonun yardımıyla kalacağımız evi bulduk. Datça'da iken bir esnaf arkadaş “Datça'da iş yapmak giderek zorlaşıyor. Birkaç yıl içerisinde yeni bir yer bulmamız gerekiyor. Bir tanıdık Gömeç'i önerdi. Gömeç hızla büyüyen bir yermiş,” demişti. Bu nedenle de ilk nelerle karşılaşacağımı merak ediyordum

Kalacağımız ev, Gömeç'in merkezinde. Evin önüne vardığımızda, civarda devam eden inşaatlar gördük. Yollar oldukça sorunlu. Bende uyanan ilk kanı, ne zaman yapılmıştır bilemem, bazı zeytinliklerin imara açıldığı oldu. Sevda, “Gömeç, Balıkesir'in en küçük ilçesiymiş.” dedi.

Uzun yıllardır Datça'da yaşayan bizim için, Gömeç'in oldukça sıcak bir havası var. Sıcaklık, evin içerisinde daha çok hissediliyor. Klimayı açmak zorunda kaldık.

GÖMEÇ DALIŞ KÖYÜ

Ertesi günü (dün), navigasyonun yardımıyla Dalış Köyü'ne gittik. Dalış Köyü'nde Belediye Sosyal Tesisleri vardı. Gömeç Bisiklet Festivali'ne katılacak bisikletçilerin gelip festival süresince konaklayacakları kamp yeri de oradaydı.

Gömeç'ten İzmir-Çanakkale yoluna çıktık. Bir süre Edremit yönüne gittik. “Sahil Evleri” levhasının gösterdiği yerden sola döndük. Zeytin ağaçları ve yol boyunca göze batarcasına sık dikili işyeri tanıtım levhaları arasında ilerledik. Yol levhalarını takip ederek, Dalış Köyü'ne vardık.

Dalış Köyü sahili, çok uzun. Sahilin bir noktasında, dalışların yapıldığı tesis var. Sahil, olduğu gibi halka aitmiş. Duyduklarımız eğer doğruysa, sahilde hizmet veren tesisler belediyeninmiş. Yolun en ucundaki belediye tesisinin yakınında aracı park ettik. Tesise girdik. Kıyıdan biraz yüksekte olduğu için püfür püfür esen ve bulunduğu konum nedeniyle insanı oturmaya ve çevreyi seyretmeye davet eden tesiste satılan yiyecek ve içeceklerin fiyatlarına baktık. Fiyatlar, Datça'daki fiyatlardan bir tık daha pahalı idi. Örneğin, çay 20 TL., sade soda 50 TL. Burada, bira da satılıyor. Sürpriz: Sosyal tesisler, şezlongları kiralıyor. Fiyatı mı? 200 TL.

Sahil boyunu gezmeye çıkıyoruz.

Bugün gittiğimiz ve gün boyu kaldığımız sürece de daha iyi gözlemlemeye ve bilgilenmeye çalıştık: Denizden sonraki kumluk alanda, neredeyse hiç şezlong yoktu. Şezlonglar, kumluk alandan sonra sahil boyunca uzanan taş duvarın üst kısmındaki zeytinlik alanın bazı bölümlerinde, tesislere yakın yerlerdeydi. Taş duvar ile araçların geçtiği yol arasında tahminen 30-35 m enindeki alanda boydan boya zeytin ağaçları vardı. Ağaçların yaşına bakılırsa, belediye sahil boyundaki zeytinlik alanları çok akıllıca bir düzenleme ile halka açık alanlar haline getirmişti. Ağaçların altı güneşlenen, dinlenen, evden getirdikleri masalarda yanlarında getirdikleri ya da büfelerden satın aldıkları yiyecekleri yiyen, aralarında sohbet eden her yaştan tatilciler ile doluydu. Zeytin ağaçları, Akhisar'dan itibaren gözlemlediğimiz gibi salkım saçak zeytin doluydu; bu yıl zeytin hasadının çok olacağını öngörebiliriz.

Sahilde bir yerde cankurtaran kulübesi, çok sayıda soyunma kabini ve duş gördük. Duşlar paralı değildi.

Dalış Köyü'ndeki sosyal tesislerin bulunduğu alanın her yeri, esiyor. Deniz, Dalış Köyü kuzeye baktığından olabilir, Datça'ya göre dalgalı. Görünürde, sahile çok yaklaşmış herhangi bir tekne yoktu. Bu nedenle, lodoslu havalarda Datça'da tatilcileri denize girmekten vazgeçiren sintine sularının burada görülmüyor olabileceğini söyleyebiliriz. Belli aralıklarla denize uzanan iskeleler gördük. İskelelerin ucundan denize atlayanlar vardı. Denize girenlerin ve kumluk alanda güneşlenenlerin az oluşuna bakarak “Tatilciler buraya yüzmekten daha çok gün boyu serin havadan yararlanmak ve zeytin ağaçları altında dinlenmek için geliyor olsalar gerek.” diyorum.

Zeytin ağaçlarının olduğu alanda, hemen hemen her yerde binlerce sigara izmariti vardı; hadi “halkımız” demeyeyim, “tatilcilerimiz” Gömeç'te de temizlik yönünden sınıfı geçecek not alacağa benzemiyor.

DAĞ DAĞA KAVUŞMAZ, İNSAN İNSANA KAVUŞURMUŞ!

Bugün (03.09.2026, Perşembe) hazırlanıp, saat 10.00 gibi Dalış Köyü'ne gittik. Niyetimiz, dün gördüğümüz zeytin ağaçlarının birisinin altında gün boyu oturmak, kahvaltı etmek, denize girip çıkmak, dinlenmek, kitap okumak ve Gömeç ile ilgili bilgi almak.

Dalış yapılan tesisin biraz ilerisinde aracı park ettik. Bir zeytin ağacının altına yerleştik. Kahvaltımızı yaptık. Bulunduğumuz alana, bizim gibi gün boyu dinlenmek isteyenler gelmeye devam ettiler.

Bugünkü BirGün Gazetesi'ni, esen rüzgara rağmen okuyup bitirdim. Benden genç bir kadın geldi, altında bulunduğumuz ağacın bir bölümüne oturup oturamayacaklarını sordu. “Elbette. Burası hepimize ait.”, dedim. Sonra, onun yanına daha başkaları da geldi. Bir ara, ilk gelen Sevda'ya “Öğretmen misiniz?” dedi. “Öğretmen olan benim,” dedim. “Öğretmene benzettim. Hani öğretmenler geliyor ya,” dedi. O da öğretmen emeklisiymiş. Bir süre geçti. Yanımızda getirdiğimiz “Akhisar Düşerken/Mahmut Şenol/Ayrıntı Yayınları” kitabını aldım. Bugün onu okumaya başlayacaktım. “Ne okuyorsunuz?” dedi. “'Akhisar Düşerken' ama kitabın Akhisar ile alakası yok. Akhisarlı olan eşim.” dedim. Diğer kadın, “Aaa ben Kırkağaçlıyım. Filanı tanır mı?” dedi. Sevda, o ara yoktu. Bir Alman kadın ve iki erkek daha vardı. Gruptan birisi “Burada mı oturuyorsunuz?” diye sordu. Datça'dan geldiğimiz söyledim. Sonradan Kırkağaçlı olduğunu söyleyen kadının eşi olduğunu öğrendiğimiz erkek “Adınız?” dedi. Söyledim. Kırkağaçlı olduğunu söyleyen kadına, “Dün konuştuğumuz M. Erdal burada” dedi. Eşi ayağa kalktı, kendini tanıttı; N. K. Şahin. Yüzlerimiz güldü. Bir gün önce haberleşmiş ve Gömeç'te kaldığımız süreçte bir ara görüşelim demiştik. Ondan sonra oradan ayrılıncaya kadar her konuda sohbet ettik.

2017 Tüm Emeklilerin Sendikası MYK üyesi N. K. Şahin, eşi N. Şahin ve ortak dostlarımızın olduğunu gördüğümüz diğer 3 kişi ile çok hoş bir zaman geçirdik. Karşılıklı “Görüşelim” dedik.

Yarın, başka bir yeri görmeye gideceğiz.

(Devam edecek)

 

Tarih: 03-09-2026

FACEBOOK YORUM
Yorum