‘Milas Solu’nun Bir Fotoğrafı
CHP-Yeni Parti çerçevesindeki tartışmalar, “Milas’ta neler oluyor?” şeklinde de okunabilir. Çünkü uzun zamandır CHP-YP eksenli bir yerel iktidar söz konusudur ve tabanda da büyük bir karşılığı vardır. Her şey, herkesin gördüğü açıklıkta olmakla birlikte, pek çok kişi, bu tartışmanın eksenlerinde yer alsalar bile, neler olup bittiğini anlamlandırmakta güçlük çekiyorlar.
COŞKUN EFENDİOĞLU / GAZETECİ
CHP’nin ‘butlancı’ bir yönetime teslim edilmesi ve Özgür Özel ekibinin polis zoruyla genel merkezden atılmaları sonrasında bile, son ana kadar kurultay isteyerek CHP içinde kalması ve Kılıçdaroğlu’nun kurultay yapmayacağının anlaşılması ve butlancıların Özgür Özel’in dokunulmazlığının kaldırılarak iktidar yargısı tarafından tutuklanmasını istediğinin de açıklık kazanması, yani artık ‘niyetlerin berraklık kazanması’ sonrası, seçime girebilmek için Yeni Parti içinde örgütlenmeye başlamasıyla, tartışma da başladı.
Bazıları, CHP içinde kalarak, CHP’nin mevcut yapısına karşı ‘muhalefet etmek’ ve CHP’yi ilk kurultayında tekrar kazanmak gerektiğini söylediler. İlk başlarda CHP ilçe yönetimi, kadın kolları ve gençlik kolları üyeleri, tüm Muğla ve ilçelerindeki CHP’li yönetimlerle birlikte CHP’den istifa ederek Yeni Parti’ye katılacaklarını açıkladılar. Aynı gün, Arastapark’taki CHP ilçe binasını kapatıp kilitlediler ve topluca yürüyerek Yeni Parti’nin yeni binasına yürüyerek gittiler.
Özgür Özel bu ilk aşamada belediye başkanlarını, çeşitli nedenlerle yaşanacak sıkıntılar gibi nedenlerle, Yeni Parti’ye hemen geçmeleri konusunda zorlamayacağını açıkladı. Bu nedenle Yatağan, Dalaman, Datça ve en son Menteşe dışındaki belediye başkanları hâlâ CHP çatısı altında kalmaya devam ediyorlar. Bu arada, CHP ilçe, kadın ve gençlik kolları yönetimlerinden bazılarının da toplu istifaya karşın CHP’den istifa etmediklerini de sonradan öğrendik ve zaten bunlardan biri, Mehmet Duygulu, geçtiğimiz günlerde CHP ilçe başkanlığına atandı. Mesela diğer tüm ilçelerle birlikte CHP Milas Kadın Kolları’nın da istifa ettiği açıklanmıştı. Ama başta Milas Kadın Kolları Başkanı Nurhayat Topuz olmak üzere bir kısım kadın kolları yöneticisinin gerçekte istifa etmedikleri ve bu nedenle de Yeni Parti’ye geçmedikleri anlaşıldı!
Milas Belediye Meclisi’nde ise 21 CHP’li üye vardı. Bunların 10’u, Cuma günü CHP’den istifa ederek Yeni Parti’ye katıldılar. Belediye Başkanı Fevzi Topuz ve 11 belediye meclis üyesi ise CHP’de kalmaya devam ediyorlar.
Fevzi Topuz Yeni Parti’ye geçmedi ama, O’nun belirlemiş olduğu CHP ilçe yönetiminin büyük çoğunluğu Yeni Parti’ye geçmiş durumda. Fevzi Topuz, yakında Yeni Parti’ye geçmeyeceğini geçtiğimiz hafta da açıklamıştı. Ve belki de bu nedenle, kapısına kilit vurularak kapatılan CHP ilçe başkanlığının faaliyete geçmesini sağlayarak kendisine bir ‘altlık’ oluşturdu. Kendisine yakın Mehmet Duygulu yönetiminin oluşturulup CHP Muğla İl Yönetimince atanması ile doğan boşluğu doldurdu. (Gerçi CHP sitesinde Mehmet Duygulu hala ilçe başkanı olarak görünmüyor). Fevzi Topuz, belki önümüzdeki dönemde, Yeni Parti’ye geçebilir. Nitekim diğer CHP’li ilçe belediye başkanları ve Büyükşehir Belediye Başkanı da beklemedeler. 26 Ağustos kritik tarih, çünkü bu tarihe kadar üye olanlar parti organlarının seçiminde oy kullanabilecekler.
Oğlu Berkay Topuz ise, eski CHP il yönetimindeyken, yeni açıklanan Yeni Parti Muğla İl Yönetimi’nde yer aldı. Fevzi Topuz’un eşi Nurhayat Hanım da CHP Milas Kadın Kolları Başkanıydı ve tüm Muğla ve ilçelerindeki Kadın Kolları ile beraber istifa ettikleri açıklanmasına karşın, Nurhayat Topuz ve bazı arkadaşlarının istifa etmedikleri anlaşıldı.
BİRAZ GEÇMİŞE GİTMEK GEREKİYOR
Daha öncesinde Demokrat Parti ağırlığı olan Milas’ta, 1970’li yılların başından itibaren sol, bazen CHP ve bazen de SHP çatısı altında hep ağırlıklı oldu. 12 Eylül sonrası 1989 yılında yapılan yerel seçimlerde, Fevzi Topuz SHP’den seçilerek Milas Belediye Başkanı oldu. 1994 seçimlerinde ise CHP-SHP ayrılığı nedeniyle ve kılpayı, sol seçimleri kaybetti ve Doğru Yol Partili Ali Doğan Serçek belediye başkanı oldu. 1994 ve 2004 yıllarında Fevzi Topuz iki dönem daha CHP’den belediye başkanlığı yaptı. 2007’de, milletvekilliği seçimleri için belediye başkanlığından istifa etti ve yapılan genel seçimlerde Fevzi Topuz 23. Dönem Muğla milletvekili seçildi. Yerine, CHP’li meclis üyesi Hürol Önder belediye başkanı oldu.
2009 yerel seçimlerinde ise CHP’li Muhammet Tokat Belediye Başkanı oldu ve o da 2014 ve 2019 seçimlerini kazanarak Milas Belediye Başkanlığı’nı sürdürdü.
2024 yerel seçimlerinde ise Muhammet Tokat Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday olup, aday gösterilmedi. 2024 yerel seçimlerinde Fevzi Topuz tekrar belediye başkanlığına aday oldu ve ön seçimde büyük bir farkla CHP’nin Milas Belediye Başkan adayı oldu ve seçimi kazanarak, 4. Kez Milas Belediye Başkanı oldu.
Görüldüğü gibi, 1973 yılından bu yana, 12 Eylül darbesi sonrası 1984 seçimlerinde ANAP’tan Ünal Çetin’in belediye başkanı seçilmesi ve 1994 seçimlerinde ise solda CHP ve SHP’nin iki ayrı adayla seçime girmeleri ve bu iki parti toplam oyların %46,42’sini alırken, DYP’den Ali Doğan Serçek’in %24,59 oyla belediye başkanı seçilmesi dışında, Milas’ta CHP-SHP sosyal demokrat çizgisi hep iktidardaydı.
Not etmek gerekiyor, sosyal demokrasinin daha solundaki ’68 ve ‘78’lilerin altı oklu sosyal demokrasinin başarısındaki rolleri çok önemli ve hatta belirleyici bir dinamiktir. Özellikle cumhuriyetçilik, lâiklik ve devletçilik okları düzlemindeki devrimci entelektüel birikim ve mücadele gücüyle, sosyal demokrat partilerin yeniden ayakları üzerinde yükselmelerinde ve bütün dünyada olduğu gibi ülkemiz üzerinde de yaygın olan liberal tezlere karşı dirençte, kritik bir role sahiptir. Bu durum, halen devam etmektedir.
MUHAMMET TOKAT VE FEVZİ TOPUZ
Fevzi Topuz’un milletvekili seçilmesi sonrası, ilk yerel seçimde belediye başkanlığını kazanan ve üç dönem sürdüren Muhammet Tokat, daha öncesinde de Milas Belediye Meclis üyeliği ve seçilmesinden öncesi süreçte de CHP Milas İlçe Başkanlığı yapmış, birikimli, hitabet gücü de olan ve hukukçu kökenli bir başkandı. Gerçi, ilk başkanlık koltuğuna oturduğu gün, lâik Türkiye Cumhuriyeti’nin seçilmiş bir belediye başkanı olduğunu unutarak, odadaki basın mensuplarının da karşısında, ellerini açarak dua etmesi, (ki bu Milas Belediye Başkanlarının koltuğa otururkenki tavrı açısından bir ilktir), birikiminin sağlam temelleri konusunda kuşku uyandırarak hayal kırıklığı yaratsa da, sonraları uygulayacağı popülist yaklaşımların ilk işareti olmuştur.
Sonraki dönemlerde, özellikle Milas’ın kültür-sanat hayatına ve spora önemli katkıları olmuş ve bunu sürdürmeyi başarabilmiş bir başkandı. Ancak zaman ilerledikçe, belediye çalışanları üzerindeki otoritesini yitirmeye başlaması ve özellikle son döneminde, politika dehlizlerine fazlaca girmesiyle, bu yönlerde ciddi eleştirilerin de hedefi haline gelmişti. Son döneminde Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı hedeflemesi ve bu doğrultuda yürüttüğü politikalar nedeniyle hem partisinde ciddi sıkıntılara neden oldu, hem de Belediye yönetimindeki zaaflar ve gelen eleştiriler de arttı. Partinin geleceğini düşünerek yeni kadroların oluşturulması konusunda bencilce davranarak, ardında bir boşluk oluşmasına neden oldu.
Bu politika sarmalında ise, 2024 yerel seçimlerinde aday adayı olduğu Muğla Büyükşehir’e CHP Genel Merkezi’nce aday da gösterilmedi. Seçimler oldu ve ardında bıraktığı boşlukta, daha önce 3 kez belediye başkanlığı ve 1 kez de milletvekili olan Fevzi Topuz yeniden belediye başkanlığına aday oldu ve yapılan ön seçimde en yüksek oyu alarak Belediye Başkanı seçildi.
Fevzi Topuz başkan olunca yaptığı ilk iş, belediye hesaplarını bağımsız bir denetçiye denetletmek oldu. Topuz, belediye ve bağlı şirketlerinden 1 milyar TL borçla belediyeyi devraldığını ve özellikle belediye şirketleri ve imar konularında sıkıntılar olduğunu da basına açıkladı. Ama sonra bunları ‘sorun etmedi’ ve Muhammet Tokat da bu seçim sonrasında, herhangi bir açıklama yapmamasına karşın, sanki siyasete veda etmiş gibi, ortalıklarda hiç görünmedi. 15 yıl ilçeyi yöneten bir siyasetçinin bu tavrını, hâlâ anlamlandırılmakta güçlük çekilen bir konu olarak kaydetmem gerekiyor.
GELELİM FEVZİ TOPUZ YÖNETİMİNE
Fevzi Topuz 12 Eylül darbesi sonrası kapatılan CHP tabanının yeniden CHP’yi canlandırması sürecinde, Milas solunu SHP çatısı altında toplamak için ciddi bir mücadele yürüttü ve arkadaşlarıyla birlikte oluşturdukları SHP bayrağı altında 1989 yerel seçimlerinde aday olarak seçimleri kazandı.
Fevzi Bey, kitle ilişkileri kuvvetli, çalışkan ve son derece disiplin sahibi bir profil çizdi. Bu özellikleri, Milas Belediyesi’ni yönetmesine de yansırdı ve hemen tüm Milaslılar bu yönleri konusunda hemfikirdirler. Zaten bu özellikleri nedeniyle de, 2024 seçimlerindeki aday adaylarının hepsini açık farkla geçerek, CHP’nin Belediye Başkan adayı ve yapılan seçimler sonucunda da başkan oldu.
Delege sistemli süreçlerde oldukça tecrübeli ve kitle ilişkileriyle başarılı olan Topuz’un bir başka özelliği de, taa Deniz Baykallar dönemlerinden beri, parti demokrasisi konusunda ketum ve hatta ‘hizipçi’ bir karaktere sahip olmasıdır.
Nitekim 2024 seçimleriyle başkan olunca, Muhammet Tokat döneminin belediyedeki bütün kadrolarını değiştirmekle işe başladı. Aynı zamanda, delege çoğunluğunu elinde tutması nedeniyle, CHP ilçe yönetimi, kadın kolları ve gençlik kollarını da aynı şekilde kendi ‘ekibiyle’ değiştirdi. Hatta Kadın Kolları Başkanlığı’na eşi Nurhayat Topuz seçilirken, oğlu Berkay Topuz da CHP Muğla İl Yönetimi’ne getirildi. Fevzi Topuz’un buradaki etkisi açıktır. Keza Deniz Ilbıra’nın da İl Yönetimi’ne Fevzi Topuz ‘kontenjanından’ getirildiğini de ekleyebiliriz. Fevzi Topuz ayrıca, belediye meclis üyelerinin seçiminde çıkan listeye de uymadı ve kendisine yakın bazı isimleri, gerilerden seçilebilecekleri sıralara aktardı.
Bu süreç, delege sisteminin hep söylenegelen dezavantajları nedeniyle, pek çok partilinin partiden uzaklaşmalarına neden oldu.
Ancak yaşanan süreç sonrası, Özgür Özel’in de söylediği gibi bir taban hareketi olarak Yeni Parti’nin oluşması sonrasında, başka bazı ilçelerde de olduğu gibi Yeni Parti’ye geçme konusunda ‘bekleme’ tavrına girdi ve anlaşılıyor ki, ilçe yönetimi, kadın ve gençlik kollarının istifa ettikleri açıklanmasına karşın, gerçekte bunların bir kısmının, Fevzi Topuz’la birlikte, CHP’den istifa etmedikleri ortaya çıktı.
Yeni Parti’ye geçişlerin yakın zamanda başlamasıyla, her gün yeni belediye yönetimlerinin de CHP’den istifa ederek YP’ye geçişleri devam ediyor. Henüz süreç yeni de başlamıştır. Yapılan kamuoyu araştırmalarının hepsinde Yeni Parti, daha yeni kurulmasına karşın açık ara birinci parti olarak görünüyor. Ama bir yandan da, AKP’nin CHP’ye ‘butlan’ kararı aldırarak amaçladığı CHP’nin ikiye bölünmesi görüntüsü, özellikle belediyelerin Milas’ta olduğu gibi çeşitli nedenlerle ‘ayak sürümesi’ nedeniyle, sanki oluyormuş görüntüsü veriyor. Bu süreçte “Çözüm Süreci” ile ilgili yasaya yönetimin ‘evet’ demesi de, bu nazik konu konusunda pek çok üyenin kafasında soru işaretlerine ve yerli-yersiz itiraz seslerinin yükselmesine neden oluyor. Gerçi, Özgür Özel yönetiminin, milletvekillerini oylamada serbest bırakması ve kendilerinin de bu yasanın Kürt meselesini çözmekten ziyade, iktidarın başka hesaplarının ürünü olduğunu vurgulamasına karşın, özellikle DEM partililerin Yeni Parti’nin barış sürecine karşı çıktığını düşünmemesi ve iktidarın bu yönde bir algı oluşturma çabasının önünü kesmek için ‘evet’ oyu vermesi, şu dönemde olabilecek en mantıklı tavırdı. Ancak konu çok nazik bir konu ve tabanda bir sıkıntıya neden olduğu da açık. Ancak butlancı CHP yönetimi ise hiçbir itiraz kaydı düşmeden yasaya ‘evet’ dediler. Bu nedenle bu konu, CHP’den ayrılmaların önünde engel değil. Özgür Özel ve yönetimi, bütün bu olumsuzluklara karşın, süreci iyi yönetiyorlar ve Yeni Parti’ye akış devam ediyor.
Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz’un CHP’de kalıcı mı olduğu ya da bekleme sürecinde mi olduğunu önümüzdeki birkaç aylık süre belirleyecek.
Bakalım bu arada CHP yönetimi, söylediği gibi Eylül ayında kurultay kararı alacak mı?
Milas’ta sosyal demokrat CHP’nin ve şimdi Yeni Parti’nin daha solundaki sol ise başta belirttiğimiz gibi Yeni Parti’nin tabanındaki entelektüel birikim ve mücadele gücü olarak ağırlığını koruyor. Bunların bir kısmı Yeni Parti’ye üye olurken, soldaki diğer partiler, Yeni Parti’ye soldan bir baskı gücü olma pozisyonunu sürdürüyor.
Şimdilik, son bir notla bu yazıyı bitireyim. Yeni Parti’ye geçme konusunda ikircikli davranan Belediye Başkanları, bu ‘kuşkucu’ tavırlarıyla, CHP’ye butlan yönetimini atayanların amaçlarına uygun bir olumsuz profil veriyorlar. Belki Yeni Parti’nin iktidar yürüyüşü bundan etkilenmeyecek ama bu durum kendileri için sıkıntı yaratacağa benziyor.
Tarih: 24-08-2026