Milas Ziraat Odası Başkanı Kahraman Akar’la İkizköy Söyleşisi
Milas Ziraat Odası Başkanı Kahraman Akar’la Milas Fuarının son gününde, Ziraat Odasının standında bir görüşme yaptık. Akar’la İkizköy üzerine, zeytinlerin taşınmasıyla, iftar yemeğine katılmalarıyla ilgili gündeme ilişkin sorular yönelttik…
NEVZAT ÇAĞLAR TÜFEKÇİ
-İkizköylüler sizi ziyaret etmek istedi, siz orada yoktunuz. Durum hakkında bir açıklama yapar mısınız?
- Keşke bizden randevu alsalardı. Ne zaman talep ettilerse bizden randevu aldılar. Biz gazetelerde gördük; 10’da şurada, 11’de burada, 12’de orada diye. Kendileri değişik Oda ve kurum önünde basına açıklama yapmak istemişler. Onlara hayır yapamazsınız da diyemeyiz. Zeytinin her zaman yanındayız.
- Yeniköy’e iftar yemeğine gitmeniz çok tepki çekti. Neden gittiniz?
- Termik santralın iftar yemeği davetine katıldık. İftar nedir; tüm düşmanlıkların bittiği, tüm kurumların biraraya geldiği yemeklerdir. Bir önceki gidişim teşekkür mahiyetindeydi.
- Niçin teşekküre gitmiştiniz?
- Oda üyeleri olarak İzmir fuarına 9 otobüsle gitmiştik. Onlar bize kısmen sponsor(destekleyici) oldular. O nedenle çiftçilerimiz adına teşekkür ziyaretinde bulunduk. Ziyaretimiz sırasında oradaki zeytin taşıma işinin başarıya ulaşıp ulaşmadığını yerinde gözlemlemek istedik. Onların zeytin baba dedikleri bir Profesör(Mücahit Taha Özkaya) var. Onun denetiminde bu işi yapıyorlar. Orada onlar şunu savunuyor. Zeytin her zaman taşınabilir. Meyveler üzerindeyken bile taşınabileceğini savundular. Budama yapmadan taşıdıklarında başarılı olabilmişler mi, o alanı görmek istedik. Gördüm.
-Başarılı olmuşlar mı?
- Başarılı oldukları da var.
-Yüzde yüz başarı var mı?
-Bizim gittiğimiz alanda var. Bizim gitmediğimiz alanlarda var mıdır, onu bilmiyorum.
-Sizin gittiğiniz yerde tutmayanlar var mıydı?
- Tam daha sonuç vermeyenler var. Sonucu bir-iki ay sonra belli olacak olanlar var. Budama yapmadan taşıdıklarını görmek istedim asıl. Budama yapılıp taşınanlar sonuç vermiş. Taşıma, başarılı olmuş.
-Zeytinleri nerelere dikmişler?
- Santralın içinde bir alan var oraya dikmişler. Biz de onlar da zeytinin karşısında değiller. Zeytini taşıyıp altındaki madeni çıkarmak dertleri. Bazı noktalarda baraj yapımında da karşımıza geliyor zeytin yasası. Eğer o zeytinler taşınmakla başarılı olunabiliyorsa, bu iş başarılı olabilir, biz de yanlarında oluruz. Eğer başarılı olmuyorsa, zeytin taşımanın biz de karşısında oluruz.
- Burada kamulaştırılacak alanda kömürün 2 yıllık bir rezervi olduğu söyleniyor.
- Bize yirmi yıllık deniyor, bilmiyoruz.
-Bu bilgi biraz da yanıltıcı. İki-üç-dört yıllık bir kömür için oradaki doğal ortamı, zeytinleri çamları yok etmek, Milas’ın eko sistemine zarar vermek doğru mu?
- Tabii ki doğru değil ama şu da var; oradaki olaya sadece zeytin olarak bakamazsınız. Kültürel duruma, ekonomik döngüye bakacağız. Bu şirket Türkiye’de vergi rekortmeni olan ilk üç şirketin arasında. Muğla’da istihdam sağlayan, 3 bin işçisi olan bir kurum burası. Bu işçileri de düşünmek zorundayız. Bodrum Turizmini de düşünmek zorundayız. Orada su eksikliği olamaması lazım. Buradaki barajlardan Bodrum da yararlanmalı. Milas tarımını düşünürken Bodrum turizmini de dikkate almalıyız. Orada su eksikliği olmaması lazım. Bunlar bir denge. Bu dengeye tamamen muhalefet olamamak lazım. Her açıdan bakıp ona göre başarılı oluyor mu olmuyor mu değerlendirmek lazım.
- Başarılı olunup olunmadığı bugüne kadar belli olmadı mı? Örneğin Suçıkanı kuruttular, Güllük körfezine kadar 5-6 köye hayat veren, içinde milyonlarca canlının yaşam alanı olan, çevresinde ağaçların yetiştiği, üzerinde un değirmenlerinin olduğu Hamzabey deresini kuruttular. Derin sondajlarla bundan, Bodrum’a su veren Çamköy havzası da zarar görüyor. Burada kâr-zarar hesabı yaparsak; fosil yakıttan(kömürden) enerji üretmek mi daha kârlı yoksa insan ve her türlü canlı yaşamı için doğal ortamın sürdürülebilirliğini sağlamak mı daha önemli?
- Bence ikisi de eşit seviyede. Bunu iyi analiz etmek lazım. Eşence barajı olmak zorunda şu an. Kargıcak’la Kızılcayıkık arasında bir yer. Bu baraj olursa hem Bodrum’un suyu hem de Milas’ın tarımsal amaçlı suyu karşılanacak. İyi irdelenmesi lazım. Oradaki madenin çıkarılması lazım. Enerji yönünden dışarıya bağımlı kalmamalıyız. Kendi madenimizi çıkartıp, elektriğe dönüştürmeliyiz.
- Kemerköy ve Yeniköy termik santrallarının ulusal sisteme %2,5’luk bir katkısı olduğu söyleniyor. Bu orandaki bir katkı ise büyük bir katkı değil. Bu kadarlık bir katkı için kömür uğruna ormanların kesilmesi, zeytinlerin taşınması, bahçe bitkilerinin zarar görmesi, tarımsal alanların yok edilmesi, uzun vadeli yaşam için Milas’ın ekolojik sisteminin zarar görmesi, su kaynaklarını kuruması, iklimin daha sıcak geçmesi Milas ve Milaslılar için bir kayıp değil mi?
- Siz yüzde 2,5’luk enerji katkısının, doğal yaşam açısında önemsiz olduğunu söylüyorsunuz. Türkiye genelinde Akbelen’deki zeytinlerin taşınması doğal sistemi %1 etkiler mi?
- O bir geçim kaynağı. Cumhuriyetin kurulduğu yıldan bu yana Atatürk tarafından yasayla korunan bir doğal varlık, zeytin ağacı.
-Biz zeytini yakalım yıkalım demiyoruz. Biz zeytinin taşınmasından söz ediyoruz. Zeytin taşınacak. Bunun sistemi %1 etkilemeyeceğini savunuyoruz.
- Biz ömrü az olan bir rezervden dolayı zeytinin taşınmamasından yanayız. Asırlık ağaçların taşındığı yerde tutma ve verimli olma şansının bulunmadığını söylüyoruz.
- Bizim de amacımız oydu zaten. Oradaki başarı şansının yüzdesini görmek için biz zeytinlerin taşındığı alana gittik. Bir şeyi görmeden hayır demek de doğru değil. Taşıma inden sorumlu bir de değerli bir Profesör Hoca var. Ben bu işi biliyorum diyen bir Hoca. Onları kontrol etmeden onlara hayır demek değil bizim gayemiz.
- Nasıl bir kanıya vardınız?
-Bize gösterilen araziden başka zeytinlerin taşındığı bir arazi var mıdır bilmiyorum. Bize gösterilen arazideki zeytinlerin tutması, %90 oranında başarılı. Hatta %95.
Tarih: 16-03-2026