içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Şimdi Bafa'da Devrim Zamanı!

Bildiğiniz üzere, son yıllarda Bafa'mız, gerek sosyal gerek ekonomik anlamda önlenemeyen bir şekilde gerilemekte ve bildiğim kadarıyla bu durumun önüne geçilmesi için herhangi bir girişimde de bulunulacağı da gözükmemektedir, ufukta. Naçizane bu konuda bir fikrim var...

Şimdi Bafa'da Devrim Zamanı!

Ahmet KAYA

Sevgili hemşehrilerim, arkadaşlarım, dostlarım merhaba. İlk defa bu paylaşımı yaptığımda yıl 2017'ydi.(Bafa'ca bilenler grubunda) Aradan 9 yıl geçti ara ara bu paylaşımı yapıp, yetkili/etkili insanlara/kurumlara ulaşıp sesimi duyurmaya çalıştım, anlattım ama harekete geçen olmadı. Ara sıra Bafa ile ilgili son 25 yıldaki olumsuz gidişatın önüne geçmek için ne yapılabilir ile ilgili konular ufak ufak gündeme gelir gibi oluyor. Ben de destek vermek, hatırlatmak, farkındalık yaratmak adına tekrar paylaşıyorum(Bafa'ca bilenler grubunda teknik sorun yaşandığı için o grupta paylaşım yapılamıyor).

Bafa’da neden devrim zamanı?

Nedenlerini sıralayalım tek tek…

1-Avrupa Birliği tescilli memecik zeytinin bu ülkedeki başkenti Milas. Bafa ve Bafa bölgesi de Milas’ın bir parçası.

2-Bu coğrafyada Michelin yıldızlı işletme mevcut. Müthiş bir başarı.

3-Bafa Kadın Girişimi Kooperatifi takdire şayan işler çıkarıyor. Ayrıca katıldıkları her Milas zeytin hasat şenliğinde, yemek yarışmasında devamlı derece yapan, birincilik kazanan emekçi kadınlarımız var.

4-Bafa gölünün ve Beşparmak'ın (Latmos), müthiş bir tarihi ve coğrafyası var.

5-Bafa'nın merkezinde duvar resimleri ile farkındalık yaratma ve güzelleştirme çalışmaları (Yüksel Alpkaya abimize ve emeği geçen arkadaşlarına teşekkürler. Ayrıca Yüksel abi dağcılık konusundaki çalışmaları ile Bafa'nın ve bölgenin tanıtımına elinden geldiğince, küçükmüş gibi gözüken ama aslında büyük katkı sunmaktadır)

6-Bafa gölünün, yarışmalarda bile ünlü şeflerin dile getirdiği meşhur yılan balığı…

7-Bölgemizin sinema ve dizi sektörü için çekim merkezi olma potansiyeli (7. Koğuştaki Mucize, Entelköy Efeköy'e karşı vb.)

8-İzmir-Bodrum karayolu Bafa'nın içinden geçiyor. Yoldan geçen araç sayısını, yoğunluğu hepiniz biliyorsunuz.

9-Konum olarak Bodrum'a 1 saat, İzmir'e 2 saat, Muğla'ya 1 buçuk saat uzaklıktayız. Ayrıca 45 dakika ötede Milas-Bodrum Havalimanı mevcut. Elimizde bu gibi olanakların olduğunu tekrar hatırlatmak istedim. Şimdi tekrar paylaşıyorum. Belki bu sefer yetkili/etkili bir kişiye ulaşabiliriz.

Bafa: elimizdeki bir değer

Bildiğiniz üzere, son yıllarda Bafa'mız, gerek sosyal gerek ekonomik anlamda önlenemeyen bir şekilde gerilemekte ve bildiğim kadarıyla bu durumun önüne geçilmesi için herhangi bir girişimde de bulunulacağı da gözükmemektedir, ufukta.

Naçizane bu konuda bir fikrim var. Bafa'mız aslında; insanıyla, sokaklarıyla, evleriyle, zeytiniyle, zeytinyağıyla, coğrafyasıyla tipik bir Ege kasabası ve bunun üstüne gölü ve Beşparmak dağlarıyla müthiş bir coğrafyaya sahip, emin olun bu saydıklarım İsviçre’de, İtalya’da ya da Avrupa'nın herhangi bir ülkesinde olsa, kasabamız ve bölgemiz şu anda her anlamda cazip bir turizm alanı olurdu ve bu durumda da olmazdı…

Ne yapılabilir?

Elde bu kadar önemli malzeme varken önerim şu; Öncelikle Bafa’nın, insanıyla, alt ve üst yapısıyla(özellikle ana yol kenarı sağlı sollu)bu işe hazırlanması… Sonrasında ise şunlar; Bafa'daki caminin sağından ve solundan yukarıya doğru giden iki caddenin restore edilip (bu bölümdeki caddeler/sokaklar ve evler, mimarisi ile bu iş için en uygun yer bence), o caddelerde, o Ege havasını vermek, ev pansiyonculuğunu ortaya çıkarmak.

Yine aynı şekilde caminin solundaki eski çarşı alanın restorasyonunu sağlayıp yöresel ürünlerin satıldığı küçük dükkanların ve cafelerin bulunduğu bir alan oluşturmak. Yine bununla beraber mevcut çarşının elden geçirip, Ege havasını çarşıya vermek. Yöresel ürünlerin de satıldığı, kadın/erkek herkesin oturup muhabbet edebileceği, çay kahve içebileceği, dinlenebileceği güzel bir meydan oluşturmak (ortada zeytin/zeytincilikle ilgili bir heykel olabilir.)

Zeytincilik müzesi

Bafa'nın girişine çıkışına zeytin ve zeytinyağını ön plana çıkaran tanıtıcı, dikkat çekici totemler yerleştirmek. Dörtyol kavşağına, beşparmak dağında bulunan kaya resimlerinden esinlenerek bir heykel koymak. Bafa merkezde eski/atıl durumda olan zeytinyağı fabrikalarından birini restore edip, zeytincilik müzesi haline getirmek yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekecektir. Ayrıca çok önemli olarak Bafa gölü kenarının bu yazdıklarımla da bağlantılı olarak çağın gereklerine, coğrafyanın güzelliğine uygun, doğasını tarihini bozmadan güncellenmesi gerekmektedir. (Örnek: Bafa-Kapıkırı arası karayolunun araç trafiği açısından iyileştirilmesi/genişletilmesi, Bafa-Kapıkırı arasındaki karayolunun yanına, bağımsız şekilde yürüyüş yolu da yapmak, otopark sorunun çözülmesi, sahil şeridi boyunca üstünde bankların bulunduğu ahşap bir yürüyüş bandı, yürüyüş parkurunun iyileştirilmesi, sahilin hemen karşısındaki kaleye ahşap bir iskele ile geçiş imkânı vb.)

Bafa Gölü ve yılan balığı

Bu bölgede olan ama pek sahiplenilmeyen olanakların sahiplenilmesi, bu konuda güzel çalışmalar yapan yöre insanıyla, göl ve Beşparmak dağlarıyla ilgili vb. konularda ne yapılabilir konusunda bilgi alışverişi yapmak (Mithat/Oktay Serçin kardeşler vb.) gerekiyor.

Bir festival yapılacaksa örneğin Söke belediyesinin yılan balığı festivalini Söke meydanında betonun üstünde değil de Serçin köyünde yaptığı gibi, Milas merkezde yapılan zeytin/zeytinyağı festivalinin bir ayağını da Bafa ve etrafında (Kapıkırı, Pınarcık, Akçalı vb.) yapmanın daha yerinde olacağını düşünüyorum. Ayrıca Bafa gölümüzün ünlü yılan balığının festivalinin, göl ile aynı isimde olan Bafa'mızda yapılmasının daha yerinde olacağı kanaatindeyim.

Bafa’nın küllerinden yeniden doğması

Kasabamızda bu devrim gerçekleşirse, zeytini ve zeytinyağı bu kadar ünlüyken, etrafında MÖ tarihlere dayanan böyle bir tarih, olağanüstü bir coğrafya dururken, bir meslek yüksekokulu niye olmasın Bafa'mızda? Bu da olursa, Bafa küllerinden yeniden doğacaktır. İnsanın sorası geliyor; İzmir Şirince, Ödemiş-Birgi, Bursa Cumalıkızık, Ankara Beypazarı, Eskişehir Odunpazarı, kuzey Ege'de buna benzer yerler bu işi başarmış, biz niye başaramayalım? Un var şeker var yağ var helvanın artık yapılması lazım... Şimdilik aklıma gelenler bu kadar. Sevgi ve saygılarımla...

 

Tarih: 08-04-2026

FACEBOOK YORUM
Yorum