-
Adnan ERKUŞ Em. Akademisyen
Tarih: 12-08-2026 00:23:00
Güncelleme: 12-08-2026 00:23:00
Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek Yalan mı Söylüyor?
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 08.08.2026 tarihinde, “kişi başına düşen milli gelirin 3 bin 616 dolardan 18 bin 040 dolara yükseldiğini” açıkladı. Bu açıklamasıyla her şeyden önce beş yıl önce açıkladıkları kişi başına düşen 15 bin doların çok çok azaldığını kabul etmiş oluyor, bu bir! İkincisi, bu süre içerisinde tüm ekonomik göstergeler adeta çakılmıştır: Nas, KKM, asgari ücretin ve emekli maaşlarının açlık sınırının altına düşürülmesi, kapanan işletmeler, azalan ihracat-artan ithalat, düşmeyen enflasyon ve hayat pahalılığı, artan girdi fiyatları-ihracat kısıtlılığı-desteklerin kaldırılması ve tarım ürünlerinin sıfır gümrükle ithalatının altında ezilen çiftçilerin feryatları, sürekli artan ve yenileri getirilen vergiler ve cezalar, borçların faizlerinin bile ödenememesi, hazinenin tamtakır olması vd gerçek durumu açıkça sergilemekte ve pratikte tüm ülkede yoksulluk-pahalılık yakıcı bir şekilde hissedilmektedir.
Peki, Bakan Şimşek yalan mı söylemektedir, büyük olasılıkla hayır. Peki bu artış nasıl oluyor ve tüm halka nasıl genelleniyor? Aritmetik ortalamanın sihriyle… 86 milyonu aynı kefeye koymakla…
İsviçreli banka Credit Suisse raporuna göre, Türkiye’deki toplam 1 trilyon 41 milyar dolarlık servetin yüzde 39,5’luk kısmı nüfusun sadece yüzde 1’lik kesiminin elinde bulunuyor. Nüfusun en zengin yüzde 10’nun servetten aldığı pay ise yüzde 69,8 (Sözcü, 16 Ağustos 2023).
Dünyada, dolar milyonerleri ve milyarderlerinin en çok arttığı ülke ise yine Türkiye… Ülkemizin büyük bölümü hızla yoksullaşırken, sermaye ve büyük pay küçük bir azınlığa akıtılıyor. Ülkemiz yoksul değil, sadece bölüşüm-paylaşım tercihleri adaletsiz. Şimdi gelelim, “büyük çoğunluk açlık çekerken ve gün geçtikçe yoksullaşırken, nasıl oluyor da kişi başına düşen milli gelir artıyor” sorusunu yanıtlamaya…
Pek çok ortalama (mean) vardır, ancak büyük çoğunluğun, eşitliğini bilmeden hesaplayabildiği ortalama ise ortalama aritmetik ortalamadır. Tüm ölçümleri topla, ölçüm sayısına böl; bu kadar basit! Örneğin beş (5) kişinin herhangi bir şeye ilişkin ölçümleri 2, 1, 5, 4, 3 olsun, bunların aritmetik ortalaması, 2+1+5+4+3= 15 bölü 5 = 3’tür. Aritmetik ortalama, istatistiğin en çok kullanılan benzerlik ölçüsüdür ve birçok istatistiksel formül içinde yer alan bir değerdir. Başka birçok hüneri de vardır: Örneğin, aritmetik ortalama, kendini oluşturan ölçümlerden farkların toplamını daima sıfır yapar. Yukarıdaki 5 ölçümün her birini 3’ten çıkarın ve toplayın, sıfır (0) çıkar. Aritmetik ortalama, ölçümlerin tümünü kullandığından, uç ölçümlerden (outlier) son derece etkilenir. Örneğin, yukarıdaki 5 ölçüm 2, 1, 1, 2, 14 şeklinde olsaydı, 2+1+2+1+14 = 20/5 = 4 olurdu. Oysa 4 kişinin ölçümü 2’den büyük değil, ama bir tane 14 ortalamayı “kendine doğru” çekiverdi! Hokus pokus! Tersi de olası; 13, 14, 14, 13 ve 1 olsaydı, aritmetik ortalama bu kez 1’e doğru çekilecekti… Yukarıdaki örnekler 5 ölçüm içeriyor, ama 50, 100, 1000, milyon sayıda ölçüm olsaydı yine aritmetik ortalamanın cilvesi devam ederdi. Eğer, büyük çoğunluk için istatistiksel işlemler yapılacaksa, yukarıdaki özellikten dolayı, ölçümlerin en altından ve en üstünden belirli bir yüzde ya atılır ve sonra aritmetik ortalama (kırpılmış (trimmed) ortalama) hesaplanır ya da uç değerleri çeşitli yollarla “düzeltme işlemlerine başvurulur.
Aritmetik ortalama ile demokrasi arasında ilişki kurulabilir mi, elbette, ama eşitler arasında olursa demokrasi olur. Şimdi herkes bir daha düşünsün, kendisi dışında belirlenmişlerin oylanmasını ve oy kullananların bilinç eşitliği olup olmadığını… Bir sürü parti olması, onların belirlediği vekillerin, çok farklı bilinç düzeyinde bulunanlar tarafından seçimden seçime aynı sandığa oy kullanması gerçek demokrasi olabilir mi? Gerçek ile sahte demokrasi arasındaki fark can yakıcıdır.
Şimdi tekrar gelelim kişi başı milli gelire… 86 milyonun yüzde 5’i yaklaşık 4 milyon kişi eder, hadi 6 milyon diyelim, yani, tüm ülkenin servetinin yüzde 50’sinden fazlasına sahip olan kişi sayısı. Peki geriye kalan 80 milyonun (86-6=80) kişi başına düşen milli geliri ne olur bu durumda? 80 milyonun milli geliri yukarıdaki basit örnekteki 1’ler ve 2’lerdir; 14 de o mutlu azınlığın… Bakan Şimşek, bu gerçeği herkesten çok iyi bilen bir kişi olmalıdır herhalde, değil mi? Yalan değilse, yanıltma mı?
Hep aldatılmamak için, ille de merak edip araştırma, ille de okuma, ille de aydınlanma, ille de bilim…
- GÜVEN DUYGUSU YİTİMİ VE KIYIMI
- Sivrisinekler Bataklığın Ürünüdür!
- Kirli Savaşlar Dönemi: Akrep Kendisini Sokuyor
- Çocuklarımız, Durup Dururken Bu Duruma Gelmediler!
- Sosyal Medya Tipleri
- Tanımadığı Bir Çocuğa Kıyan Bir Çocuk, Nasıldır ve Neden Öldürür?
- Kendi Gerçeğimizle Yüzleşmek: Dilimizi Doğru Kullanabiliyor muyuz?
- Emeklilerin Ekonomik, Sosyal ve Psikolojik Sorunlarıyla Olası Başaçıkma Yolları
- Emeklilerin Ekonomik, Sosyal, Fiziksel ve Psikolojik Sorunları
- SEÇİMSİZ DEMOKRASİ OLUR MU?
- “SEÇİM=DEMOKRASİ” Mİ?
- NE YAPMALI”yı Herkes Biliyor, Ama “NASIL YAPMALI” Halâ Önümüzde Bekliyor!