-
ERGÜN BÜLTEN
Tarih: 28-12-2025 23:03:00
Güncelleme: 28-12-2025 23:03:00
İnsanoğlu doğduğunda zihni boş bir levha gibidir. Zamanla ailesinden ve içinde bulunduğu çevreden etkilenerek çerçeveli bir düşünce şekli oluşur. Ne düşünürse düşünsün, ne yaparsa yapsın, hayata hep o çevrenin çizdiği çerçevenin içinden bakar.
Örneğin; içinde bulunduğumuz toplumun dinine, hatta mezhebine inanır, kültürünü benimseriz. Ailemizden bize geçen ahlaki değerlerle var olur, değer yargılarımızı bu temeller üzerinde oluştururuz. Üniversite mezunu, hatta profesör olsak da, yine de o çerçevenin dışına çıkamayanlarımız çoğunluktadır.
Bizim bu durumumuzu; dolandırıcılar, reklamcılar, siyasetçiler ve üzerimizde çeşitli planları olan çevreler, bizi manipüle etmek istediklerinde ustalıkla kullanırlar. Yapmaları gereken en önemli şey, düşünce çerçevemizi iyi bilmeleri ve bu doğrultuda planlarını devreye sokmalarıdır; nitekim öyle de yapmaktadırlar.
Çerçeveli düşünce kendi içinde tutarlı görünse de, aslında tam anlamıyla düşünmek demek değildir. Bu, bir düşünememe hâlidir. Tam anlamıyla zihinsel bir kısır döngüdür. İnsan, kendi ekseni etrafında dönüp durur.
Bu zihinsel kısır döngünün en görünür biçimde kullanıldığı alanların başında siyaset gelmektedir. Eğer bardağın sadece bir tarafını görmemiz (örneğin dolu tarafını) işlerine geliyorsa, bize sürekli orayı gösterir; diğer tarafı görmemizi bilinçli olarak engellerler. Bu konuda AKP, devasa medya gücünü kullanarak halkın çerçeveli düşünce alanını giderek daraltmış, adeta toplumu bir labirente hapsetmiştir.
Muhalefet partileri ise, kapalı bir ortamdan çıkmaya çalışan bir sineğin cama sürekli çarpması gibi, bardağın boş tarafını göstermeye, yani farklı bir çerçeve sunmaya çalışmaktadır. Ancak bu çabalar çoğu zaman sonuçsuz kalmakta ve aynı döngü tekrar etmektedir.
Son yapılan yerel seçimlerde halkımız bu çemberi bir nebze zorlamış olsa da, bu durum esasen ekonomik krizin dayanılmaz bir hâl almasının bir sonucudur. Eğer biz, toplumumuzun her alanda insanca yaşamasını, kendi hür düşüncesini üretebilmesini ve dolayısıyla vicdanı hür, irfanı hür, modern bireyler olarak var olmasını istiyorsak, öncelikle özgür düşünebilen insanlar yetiştirmek zorundayız.
İyi akşamlar hocam.
- Güzel Günler Göreceğiz Çocuklar
- Akıl Nedir, Nasıl Gelişir?
- Her Şeyi Bildiğimizi Sanmak
- Toplumu Cehaletle Aydınlatanlar, Cehaletin Karanlığında Boğulacaklar!
- Felsefe Bilim ve İnanç İlişkisi
- Bireysel Yönelimli Ekonomiden Kolektif Yönelimli Milli Ekonomi Modeline
- Politik Oksimoron
- Tek Çare Atatürk'ün Vizyonu; Ülkenin Gidişatından Rahatsızım
- Acıdan Kaçmak ve Zevke Ulaşmak Üzerine Stoacı Bakış
- Tutkular (Hevâ) Üzerine; Tutkulara Descartes, Stoacılık, İslamî Yaklaşım
- Felsefenin Dört Kavramı ve Bilime Yol Açan Doğası
- Türkiye'de Düşünce Çürümesinin Anatomisi