-
Hüsnü TEVŞİ / Farkındalık Defteri
Tarih: 31-03-2026 13:28:00
Güncelleme: 31-03-2026 13:28:00
5393 sayılı Belediye Kanunu, yerel yönetimlerin sosyal belediyecilik anlayışı çerçevesinde engelli bireylere yönelik hizmetler sunmasını öngören önemli düzenlemeler içermektedir. Kanunun özellikle 14. maddesi, belediyelere engellilere yönelik sosyal ve destekleyici hizmetler sağlama görevi yüklemektedir. Ancak bu düzenlemelerin kapsamı ve uygulanma biçimi, engelli hakları açısından çeşitli eleştirilere konu oluyor.
İlk olarak, kanunda engellilere yönelik hizmetlerin açık ve bağlayıcı bir şekilde tanımlanmamış olması önemli bir eksikliktir. Belediye Kanunu, bu hizmetleri çoğunlukla genel ifadelerle düzenlemekte ve uygulamayı yerel yönetimlerin inisiyatifine bırakmakta.. Bu durum, Türkiye genelinde engelli bireylerin hizmetlere erişiminde ciddi eşitsizliklere yol açmakta. Bazı belediyeler kapsamlı projeler geliştirirken, diğerleri bu alanda oldukça sınırlı kalabilmektedir.
Bir diğer önemli sorun, erişilebilirlik konusundaki yetersizliktir. Kanun, kentlerin fiziksel ve sosyal açıdan engelli bireyler için erişilebilir hale getirilmesini zorunlu kılan denetlenebilir hükümler içermemektedir. Kaldırımların uygun olmaması, toplu taşıma araçlarının yetersizliği ve kamu binalarındaki erişim sorunları, engelli bireylerin günlük yaşamını zorlaştırmaya devam etmektedir.İlçemize bir bakalım ,kaç engelli vatandaşımız sosyal hayata dahil olabilmekte ve yeterli hizmet alabilmekte. Bu durum, kanunun pratikte yeterince etkili olmadığını maalesef göstermektedir.
Ayrıca, engelli bireylerin karar alma süreçlerine katılımı konusunda da kanunun yetersiz kaldığı görülüyor. Katılımcı mekanizmalar öngörülmüş olsa da, engelli bireylerin bu süreçlerde aktif ve etkili bir şekilde yer almasını sağlayacak özel düzenlemeler bulunmamakta.Bu da politikaların çoğu zaman engelli bireylerin gerçek ihtiyaçlarını yansıtmamasına neden olmaktadır.
Mali açıdan bakıldığında da benzer bir sorun ortaya çıkmaktadır. Belediyelere engelli hizmetleri sunma görevi verilmiş, ancak bu hizmetlerin sürdürülebilirliği için gerekli finansman konusunda yeterli güvence sağlanmamıştır. Bu durum, özellikle ekonomik olarak daha zayıf belediyelerde engelli hizmetlerinin ihmal edilmesine yol açmaktadır.
Sonuç olarak, 5393 sayılı Belediye Kanunu engelli bireylerin yaşam koşullarını iyileştirmeyi hedeflese de, bu hedefe ulaşmak için gerekli olan bağlayıcı hükümler, denetim mekanizmaları ve mali destek unsurlarını yeterince içermemektedir. Engelli haklarının etkin bir şekilde korunabilmesi için daha somut, zorlayıcı ve kapsayıcı düzenlemelere ihtiyaç duyulmaktadır. Aksi halde, kanunda yer alan düzenlemeler iyi niyetli bir çerçeve sunmakla sınırlı kalmaya devam edecektir.