-
Mehmet OĞULTÜRK
Tarih: 16-07-2026 10:37:00
Güncelleme: 16-07-2026 10:37:00
Aslında, Avrupa Birliği bir Hristiyan Birliğidir. Hristiyan olmayan hiçbir ülke bu birliğe alınmaz ve de alınmayacaktır. Bizim gibi Müslüman bir Ülkeyi Avrupa’nın göbeğinde olsak bile kesinlikle içlerine almazlar. Ama alacaklarmış gibi görünüp istediklerini elde ettikten sonra ipe un sererler. Bizim siyasetçiler de ha bugün alacaklar ha yarın alacaklar diye bu millete umut satarlar. 1960’lı yıllardan beri şunu yapın, bunu yapın sonra görüşelim diyerek oyaladılar. Gümrük birliğinin Avrupa Birliği olmadığını anlamadan, Birliğe üye olduk diye gök sevinç olduk. Bayram yaptık. Ankara da havai fişeklerle gökyüzünü aydınlattık. Oysa Türkiye ne yaparsa yapsın, isterse ağzıyla kuş tutsun Avrupa Birliğine alınmayacaktır.
Belki bunu siyasetçilerimiz de biliyorlar ama işlerine gelmediği için açık seçik itiraf edemiyorlar. Biliyorsunuzdur, Bayrakları Mavi zemin üzerinde 12 yıldızdan oluşmaktadır. Bu yıldızlar İsa’nın 12 havarisini temsil eder. Amerikan Bayrağındaki gibi Eyalet sayısını, yani üye sayısını göstermez. Tam 6 asır Osmanlı ile boğuşan, haçlı seferleri düzenleyip Büyük Selçuklu Devletine saldıranların torunlarından dostluk beklemek safdillik olur. Evet, demokrasimiz göstermeliktir. Her gün yüzlerce kişi gözaltına alınıp özgürlüklerinden mahrum edilmektedir. Önce tutuklanıp, sonra suç delili aranmaktadır.
Adeta peşin ceza uygulanmaktadır. Ama Avrupa Birliğinden, ne bir kınama geliyor, ne de bir yaptırım uygulanıyor. Birinci Dünya Savaşından sonra Ülkemizi işgale gelenler Avrupalı değiller mi? Ne değişti de Avrupalılar ile gülüm balım olduk. Büyük Atatürk gidin kendinizi ve ekonominizi Avrupalılara teslim edin, onlarla birlik olun dememiştir. Avrupalıları örnek alarak, hurafelere değil fen ve teknolojiye dayanarak fabrikalar kurup ve çok çalışarak Ülkemizi muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkarın demiştir. Türk; öğün, çalış, güven diye de nasihat etmiştir.
NATO da farklı değildir. Önce NATO’ya katılma isteğimizi reddettiler. Kabul etmediler. Ne var ki Kore Savaşına katıldıktan sonra, gördüler ki Türk askeri gözünü kırpmadan ölüme gidebiliyor. Sadece savaşlarda kendi yanlarında olmamızı istedikleri için bizi NATO’ya 1952 yılında kabul ettiler. Türkiye NATO’daki tek Müslüman ülkedir. NATO’daki hiçbir ülke bizim dostumuz ve müttefikimiz değildir. Gerçek anlamda dostumuz ve müttefikimiz olsaydı, tatbikat bahanesiyle Muavenet adlı zırhlımız ABD askerleri tarafından bombalanmazdı. 4 Temmuz 2003 tarihinde, Irak ta görevli 11 askerimizin başına çuval geçirip bir gün boyunca tutsak etmezlerdi. Türkiye’yi bölüp parçalamak ve ulus devlet olmaktan çıkarmak isteyen PKK’lılara tırlar dolusu silah yardımı yapmazlardı. Bunu açığa çıkaran Orgeneral Eşref Bitlis’i şehit etmezlerdi. Velhasıl kelam, ne Avrupalılar, ne de Amerikalılar Türk Milletinin dostu değildir. NATO’yu protesto eden gençler yerden göğe haklıdırlar. Türkiye’yi yönetenlere Meth ü Sena da bulunmaları boşuna değildir. Donalt Trump, bir telefonla Rahip Andrew Brunson'ın serbest bırakılmasını bir türlü unutamıyor. Türkiye adını duyunca, ilk aklına gelen hep Rahip Andrew Brunson oluyor. Bizimkiler ise ver Fetö’yü al Papazı diye pazarlığa giriyor, ama nafile. ABD Brunson'ı alıyor fakat Fetö’yü vermiyor.
Avrupa Birliği de Türkler Kıbrıs’ta işgalcidir diyerek dostluklarını gösteriyor. Soydaşlarımızın katli’ni görmezden gelip seyrediyorlar. Gazze’de insanlar soy kırımına uğrarken Avrupalılardan hiç ses seda çıkmıyor. Bizler ise hâlâ Avrupalılardan ve ABD den medet umuyoruz. Onlar Türkiye’nin kara gözüne, kara kaşına, âşık değiller. Çıkarları varsa yüzünüze gülerler. Ayıdan post olmazmış ABD den ve Avrupalılardan da dost olmuyor.10.07.2026